Utu sadece gecenin fatihi deÄŸildi aynı zamanda da cesaret, enerji ve yiÄŸitliÄŸi simgeliyordu. Nanna gibi Utu´da hırsızları, yaÄŸmacıları, günah iÅŸlemek için karanlığın avantajından yararlanmayı ümit edenleri uzaklaÅŸtırırdı ve bütün bunları cennetteki yerinden görebildiÄŸi için de Adalet Tanrısı olarak da anılırdı. Utu, kehanetin de tanrısıydı. Tanrıların isteklerini açıklar ve geleceÄŸin kahinler aracılığı ile bilinmesini saÄŸlardı. Sümerlerin zamanında Utu´ya ait en önemli tapınağın bulunduÄŸu Sippur kenti kehanet merkeziydi. Yüce üçlünün son tanrısı Utu´nun karısı ve kızkardeÅŸi olan Venüs gezegeniyle tanımlanan Inanna´dır. Cennetin kraliçesi olan Inanna´nın akıl tanrısı Enki´ye ait olan "Kaderin Levhaları"nı çaldığına inanılırdı. Gökyüzünde gemisi ile bu levhaları tanrıçası olduÄŸu Uruk kentine getiren Inanna aynı zamanda insanlığa uygarlığı da getirmiÅŸ oldu. Aslında o bir savaÅŸ tanrıçasıydı ve davranışları, kızkardeÅŸi ölüm tanrıçası Ereshkigal tarafından yönetilen yer altı dünyasının nüfüsunu arttırmaktaydı. Venüs´ün gün batımı sırasında görünmesi kötü kehanet sayılırdı, bu yüzden "Ağıt Yıldızı" diye isimlendirildi. Bu inancın etkisinde, daha sonraları Inanna´nın aÅŸk tanrıçası olarak isimlendirildiÄŸini görüyoruz. Inanna´ya Yunanlılar Afrodit, Romalılar ise Venüs diyorlardı. İnsanların kalplerindeki arzuları harekete geçiren ve hayvanların çiftleÅŸmesini saÄŸlayan bu tanrıçaydı. Inanna´nın sayıları çok olan aşıkları ona kapıldılar, aşık oldular ve sonradan piÅŸman oldular. Bu üç tanrı, hep birlikte bireyin yaÅŸamındaki en önemli parçaydılar. Karanlığa eÅŸlik eden hastalıklara ve deliliÄŸe neden olan ruhları karanlığı aydınlatarak kovdular, günahkarları cezalandırdılar, ekinlerin büyümesini saÄŸladılar, zamanın gidiÅŸini ayarladılar, aÅŸkta ve savaÅŸta iyi ÅŸans verdiler, akılcı olmayı saÄŸladılar, ölümün ne zaman ve nasıl olacağını kararlaÅŸtırdılar.

Popularity: 12% [?]


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır | Sayfayı Gönder Sayfayı Gönder