İsrailli Uri Geller, çatal ve kaşıkları bükmesiyle tüm dünyaca tanınmıştı. Ama onun asıl gücü, harita üzerinde sezgisiyle bulduÄŸu maden ve petrol yatakları.

1970’li yıl­lar­da, U­ri Gel­ler’ kelimenin tam anlamıyla medyatikti, popülaritesi o kadar yüksekti ki, haftalık programını düzenlemeye üç sekreter yetiÅŸemiyordu. Küresel medyada yük­se­li­ÅŸi göz­ka­maÅŸ­tı­rı­cıy­dı. Ne mega film yıldızları, ne de süperstar popçular onun kadar çekici deÄŸildiler. Geçen yıllar Geller´i yavaÅŸ yavaÅŸ gündemden uzaklaÅŸtırırken, biraz da kendisinin daha içe dönük bir kiÅŸiliÄŸe büründüÄŸü görülüyordu. O yıl­lar­dan son­ra yine de, U­ri’nin inzivası pek gerçekleÅŸebilmiÅŸ sayılmaz. “Henüz anlat­ma­dı­ÄŸÄ±m pek­çok ÅŸey yap­tım” di­yor. Åžimdi­ler­de özel yaÅŸamıyla baÅŸbaÅŸa, hat­ta yan­lız­lı­ÄŸÄ± seç­miÅŸ, ken­di ka­bu­ÄŸu­na çekilmiÅŸ gi­bi gö­rü­nü­yor. Peki, Geller kimdi? 60´lı yıllardan sonra dünyanın tanıdığı İsrailli Uri Geller, pÅŸisik yetenekleriyle tanındı, metalleri büküyor, küçük objeleri düÅŸünce gücüyle hareket ettirebiliyordu. Bir ara, Puharich adlı bir gizemci veya UFO´cuyla beraber olmuÅŸ ve dünyadışı bir zekayla iliÅŸkisi olduÄŸu sansasyonu yayılmıştı ama bu iddianın sonu gelmedi. Sonraki yıllarda Geller, baÅŸta Massachusetts Technology University olmak üzere birçok araÅŸtırma kurumunda bilimcilerin gözleri önünde, deneylere katıldı ve çoÄŸu zaman da baÅŸarılı oldu. Ünlü Amerikalı illüzyonist James Randi´nin düÅŸmanlığını kazandı, Randi, Geller´in yaptıklarının bir illüzyon olduÄŸunu ve kendisinin de aynı ÅŸeyleri yapabildiÄŸini iddia ediyordu. Randi´nin tüm karalama çabalarına raÄŸmen, Geller bu saldırılardan etkilenmeyerek iÅŸine devam etti. Sonraki yıllarda Geller, toprakaltı kaynaklarını sezgiyle bulma olayına yöneldi ve bu alanda da oldkuça baÅŸarılı oldu.

O, bir dünya vatandaşı.

İnanılmaz olaylar koleksiyoncusu ve yayıncı Char­les Fort, Geller’in, kaşıkları erit­mek, met­re­ler­ce u­zak­lık­ta­ki in­san­la­rın cep­le­rin­de­ki a­nah­tar­la­rı e­ÄŸip, bük­me yete­neÄŸi­ni “Vah­ÅŸi Ye­te­nek­ler-Wıld Ta­lents” adlı çalışmasında topladı. Fort’un­ derlediÄŸi tüm bu va­ka­lar tek tek e­le a­lın­dık­la­rı za­man ken­di iç­le­rin­de küçük olaylar gi­bi gö­rü­le­bi­lir­ler, fa­kat U­ri Gel­ler’in gi­zem­li dün­ya­sı­nı top­tan bir pota­da erit­erek deÄŸerlendirmek mo­dern fi­zik­te bir ka­os ya­rat­ma­ya ye­terlidir. Konunun bazı uzmanlarına göre, Gel­ler’in “Bu a­ca­ip ka­ba ve ba­zen ­de bu­da­la güç­ler” di­ye ad­lan­dır­dı­ÄŸÄ± bu doÄŸaüstü güç kaosu bilinen ge­le­nek­sel mucizelerden ay­rıt edilmelidir. İlkel kültüre a­it Åža­man­lar kendi ruh­sal ve tin­sel ha­yat­la­rın­dan, baÄŸ­lı ol­duk­la­rı kül­tü­rün ge­le­nek­le­rin­den ve top­lu­luk­la­rı­nın saÄŸ­lı­ÄŸÄ±n­dan ay­rı­la­maz­lar. Ras­pu­tin, St. Te­re­sa ve ruhçu D.D.Hu­me gi­bi Av­ru­pa­lı sü­pers­tar­lar, büyücüler, do­ÄŸa­üs­tü o­lay­la­rın ma­ni­pü­la­tör­le­ri, biz­le­re ya­ÅŸa­mış ol­duk­la­rı kül­tü­rün i­çin­de na­sıl yer al­dık­la­rını ve bu kül­tü­rün i­çin­de na­sıl va­rol­duk­la­rını hak­kın­da anlatı­r­lar. Tıp­kı Gel­ler o­la­yın­da ol­du­ÄŸu gi­bi. İlk ba­kış­ta Gel­ler, mo­dern dün­ya­nın ge­tir­di­ÄŸi bir kar­ma­ÅŸa­yı doÄŸ­du­ÄŸu gün­den be­ri ya­ÅŸadığı görülür. İs­ra­il ve Kıb­rıs’ta ye­tiÅŸ­miÅŸ, Ka­to­lik bir o­ku­la git­miÅŸ, beÅŸ dil konuÅŸu­r ve üç ay­rı kı­ta­da beÅŸ ay­rı ül­ke­de e­vi vardır. Si­zi ÅŸa­ÅŸÄ±rt­ma­sın! O bir dün­ya va­tan­da­ÅŸÄ±dır!

Joker´in oyunu.

Sir Cle­ment Fre­ud’un tav­si­ye­si i­le, Gel­ler ve a­i­le­si o­la­rak Berk­shi­re’da yaşıyorlar. “Bu­ra­sı me­de­ni bir taÅŸ­ra. Bu­ra­yı se­vi­yo­ruz.” di­yor U­ri. Evine gittiÄŸinizde, bir İn­gi­liz kö­yün­de ol­ma­sı ol­duk­ça ÅŸa­ÅŸÄ±r­tı­cı o­lan Gra­ce­land sti­li ka­pı­yı U­ri’nin es­ki dostu Shi­pi aç­Ä±yor. Sı­cak ve ses­siz biri olan Shi­pi, mer­mer döÅŸemede ka­ya­r gibi yürüyerek çi­zim o­da­sı­nı gös­teriyor. U­ri, ÅŸor­tu­nu giy­miÅŸ, son de­re­ce dost­ça zıp­la­ya­rak gi­rer­ken “mer­ha­ba” diyor. Ev, yal­dız­lı mer­merlerle par­lı­yor­. Ve kris­tal pi­ra­mit­ler, mer­mer sü­tun­lar ve gü­zel bir de­ni­zal­tı sa­ra­yı­nı an­dı­ran de­niz kabuk­la­rı dikkat çekiyor. Ka­ne­pe­ler çok ge­niÅŸ an­cak bir de­niz a­ne­mon çi­çe­ÄŸi­nin ku­ca­ÄŸÄ±­na dü­ÅŸer­miÅŸ­çe­si­ne ha­fif­. Ça­lış­ma o­da­sı sa­rı du­var ka­ÄŸÄ±t­la­rı i­le kap­lı. Kah­ve seh­pa­sın­da­ki ko­mik hey­kel­ler bü­kül­müÅŸ ça­tal bı­çak ta­kım­la­rın­dan ya­pıl­mış­. Sorula­rı­ma, son de­re­ce ba­kım­lı A­rap bah­çe­si­nin ö­te­sin­de­ki yol­da, U­ri’nin 4-5 yaÅŸla­rın­da­ki ço­cuk­luk ön­se­zi­le­ri­ni sor­mak­la baÅŸ­lıyoruz. Genç­lik yıl­la­rın­da­ki en ente­re­san o­la­yın, ay­nı za­man­da ev­ren­sel bir ta­dı var. O­lay, U­ri’nin Kıbrıs´ta git­ti­ÄŸi keÅŸiÅŸlerce iÅŸ­le­ti­len Ka­to­lik ya­tı­lı o­kul­da geçmiÅŸ, LefkoÅŸa’dan 40 mil u­zak­lık­ta­ki tepe­ler­de ger­çek­leÅŸ­miÅŸ. Mil­ler bo­yun­ca de­lik­ler a­çıl­mış te­pe­ler­de, do­ÄŸal maÄŸaralar, pa­saj­lar ve de­rin çu­kur­lar var­dı, diyor. Bu­ra­la­rı alışılmamış ol­ma­sı­nın yanı­sı­ra o­la­ÄŸa­nüs­tü teh­li­ke­liy­di de. Fa­kat U­ri, ortamın sa­kin­li­ÄŸin­den ve u­zak­lı­ÄŸÄ±n­dan zevk a­lı­yor, bir cep fe­ne­ri ve te­be­ÅŸir­le du­var­la­ra iz­le­di­ÄŸi yo­lu i­ÅŸa­ret­li­yor­. Bir ke­re­sin­de da­ha ön­ce hiç ol­ma­dı­ÄŸÄ± ka­dar la­bi­ren­tin de­ri­ni­ne gir­iyor. Fa­kat i­zi­ni takip e­de­rek ge­ri dön­me­ye ka­rar ver­di­ÄŸin­de, te­be­ÅŸir çiz­gi­le­ri­nin hiç­bi­ri­ni bulamıyor. Çı­kış yo­lu­nu a­rar­ken çıl­dıracak gibi oluyor ve pa­nik­liyor. An­cak da­ha son­ra bu pa­nik ye­ri­ni ü­mit­siz­li­ÄŸe bı­rak­Ä±yor. “Yak­la­ÅŸÄ±k bir sa­at Tan­rı’ya du­a et­tim” di­yor. Da­ha son­ra u­zak­tan kö­pe­ÄŸi Jo­ker’ın hav­la­ma se­si­ni duy­uyor. A­ra­bay­la 40 da­ki­ka­lık me­sa­fe­de­ki e­vin­den ge­len kö­pe­ÄŸi bir an­da ya­nın­da be­li­riyor ve Jo­ker do­lam­baç­lı yol­lar­dan geçerek U­ri’yi gün ı­ÅŸÄ±­ÄŸÄ±­na çı­ka­rır­ken ne­ÅŸe i­çin­de oy­nuyorlar.

DoÄŸumda yaÅŸanan mucize

Bu mo­dern mitin özünde ö­te­ki dün­ya­dan yankılar duyuluyor. Yu­nan ve İs­kan­di­nav mi­to­lo­ji­si­nin ye­ral­tı yol­cu­luk­la­rı, ce­na­ze ve ye­ni­den do­ÄŸuÅŸ tö­ren­le­ri­nin baÅŸlangıçla­rı, hayvansal i­le ta­mam­lan­Ä±yor. Uri, geç­miÅŸ­te di­ÄŸer ruh­çu­ların veya büyücülerin yaptıklarını pek o­ku­ma­mış. Ge­le­cek­te de o­ku­ma­ya­ca­ÄŸÄ±­nı, bu­nu ka­sıt­lı o­la­rak yap­tı­ÄŸÄ±­nı söy­lü­yor. Bu a­ra­da o­da­ya gi­ren kö­pe­ÄŸi­ni Jo­ker o­la­rak ta­nıt­Ä±yor. Åžim­di­ye ka­dar hep bir kö­pek sa­hi­bi ol­muÅŸ, hiç kö­pek­siz kal­ma­mış. Pek ­çok kö­pek sa­hi­bi­ne ga­rip ge­le­cek a­ma tüm kö­pek­le­ri­ne hep “Jo­ker” a­dı­nı ver­miÅŸ. San­ki onları bir bütün olarak ta­nı­yor. Tek tek de­ÄŸil an­cak or­ji­nal bir mo­del ÅŸab­lo­nu­nun tek­rar­la­nan e­le­man­la­rı o­la­rak algılıyor. U­ri, ço­cuk­su ta­vır­lı, son de­re­ce çe­ki­ci ve hoÅŸ bir a­dam. 48 ya­ÅŸÄ±n­da i­ken 18 ya­ÅŸÄ±n­da o­la­bi­len ve nor­mal ö­te­si her o­la­ya damga­sı­nı vur­muÅŸ­ birisi. Gel­ler si­zin­le ko­nu­ÅŸur­ken tüm dik­ka­ti­ni si­ze ve­ri­yor. Se­si iç­ten bir mem­nu­ni­yet­ten a­çık bir gü­ve­ne ge­çiÅŸ­ler ya­pı­yor. İki o­to­bi­yog­ra­fi kitabında, U­ri’ye en ya­kın ki­ÅŸi­ olarak Shi­pi´den söz e­di­li­yor. Shi­pi, 30 yıl ön­ce Uri’yi İs­ra­il or­du­sun­da keÅŸ­fet­ti­ÄŸin­de he­nüz 12 ya­ÅŸÄ±n­day­dı. U­ri’nin o­kul­da hal­ka açık ilk gös­te­ri­si­ni dü­zen­le­dik­ten son­ra o­nun hem ma­ne­je­ri, hem de Dr. Wat­son’ı ol­du. U­ri sık sık ba­ÅŸÄ±n­dan ge­çen o­lay­la­rı an­la­tır­ken bir sü­re son­ra Shi­pi’nin de bir ha­yal a­ra­cı gi­bi o­ra­da ol­du­ÄŸu­nu far­ke­di­yor­su­nuz.

U­ri’nin e­ÅŸi Han­na, Shi­pi’nin kız­kar­de­ÅŸi. U­ri’nin “O be­nim a­yak­la­rı­mın ye­re saÄŸ­lam bas­ma­sı­nı saÄŸ­lı­yor” de­di­ÄŸi e­ÅŸi Han­na, bu ko­nu­nun i­çin­de çok faz­la yer al­mı­yor. U­ri’nin oÄŸ­lu­nun do­ÄŸu­mu­nu dinlerken, bu do­ÄŸu­mun da­ha çok Han­na’ya a­it bir o­lay ol­du­ÄŸu­nu zan­ne­di­yorsunuz. A­ma ha­yır. U­ri bu o­lay­da da o­dak nok­ta­sı. “Zor bir do­ÄŸum­du. Shi­pi ve ben has­ta­ne ko­ri­do­run­da bek­ler­ken dok­tor geldi ve Han­na ıkın­ma­ya baÅŸ­la­maz­sa se­zar­yen ya­pa­cak­la­rı­nı söy­le­di. O­la­bil­di­ÄŸin­ce kon­san­tre ola­rak “A­çıl,a­çıl,a­çıl…” di­ye ba­ÄŸÄ±r­dım. Yak­la­ÅŸÄ±k beÅŸ da­ki­ka son­ra do­ÄŸu­mu ya­pan jine­ko­log ge­le­rek “A­man Tan­rım, ba­ÅŸar­dın” de­di.” U­ri zen­gin­leÅŸ­ti­ril­miÅŸ de­tay­la­rı o­lan fan­te­zi­ler­den zevk al­Ä±yor. O­kul­da, ken­di ya­rat­tı­ÄŸÄ± can­lı u­zay yo­lu hi­ka­ye­le­ri i­le sı­nıf ar­ka­daÅŸ­la­rı­nı bü­yü­le­miÅŸ. Ya­yın­lan­mış tek ro­ma­nı “Shawn”, bun­la­rın ge­liÅŸ­miÅŸ bir ver­si­yo­nu­. Öyküde bir nes­lin so­na er­me­si, kris­ta­lin sı­vı­laÅŸ­ma­sı, kah­ra­man Shawn’un gö­lün ü­ze­rin­de koÅŸması gibi desenler var. Uri kendi gücünü da böyle bir desen olarak tanımlıyor, bazı insanların deseni olabilir, diyor ama me­talleri eÄŸriltirken “Bü­kül” ke­li­me­si­nin tek­rar­lan­ma­sını konsantrasyo­na baÄŸlıyor ya da tele­pa­ti i­le gö­zün­de can­lan­dır­dı­ÄŸÄ± bir ek­ran­da bir­ÅŸey­le­rin be­lir­me­si­ni bek­le­ye­rek me­tal­le­ri bükü­yor.

Olimpik konsantrasyon

U­ri´nin öyle mis­tik, ru­hsal veya ÅŸa­ma­nik bir ki­ÅŸi­li­ÄŸi yok. Güçlü kon­san­tras­yon kapa­si­te­si bel­ki de sa­bit fi­kir­li olma­sıy­la baÄŸ­lan­tı­lı­. Ru­hi gü­cü­nü art­tır­dı­ÄŸÄ±­nı düÅŸündü­ÄŸü i­çin ve­je­ter­yan ol­ma­yı seç­miÅŸ. U­ri’yi her­gün 3-4 sa­at kon­düs­yon bisikle­tin­de, tüm ga­ze­te­le­ri göz­den ge­çi­rir­ken bu­lmak mümkün.”Böy­le­lik­le tüm bilgi­le­ri a­lı­yo­rum. Ay­rı­ca, A­me­ri­ka’dan ki­tap ö­zet­le­ri a­la­rak yıl­da top­lam 2000 ö­zet o­ku­yo­rum.” diyor. Makro düÅŸünmeyi seviyor, iki yıl ön­ce, “Star” ga­ze­te­si­nde yayınlanan bir se­ri ma­ka­le­si­nin, yüz­ler­ce in­san ye­ri­ne bin­ler­ce, mil­yon­lar­ca insanla i­le­ti­ÅŸim saÄŸlaya­ca­ÄŸÄ±­na i­nan­mış­tı. U­ri’nin di­ÄŸer bir pla­nı daha inanılmaz, bir da­ha­ki O­lim­pi­yat O­yun­la­rı´n­da, üç da­ki­ka­lık bir sü­re­de, tüm dün­ya­dan milyonlar­ca in­sa­nın ken­di­si i­le bir­lik­te nük­le­er de­ne­me­le­rin so­na er­me­si gi­bi i­yi bir o­la­ya kon­san­tre ol­ma­la­rı­nı ger­çek­leÅŸ­tir­mek istiyor. Bu bel­ki­de U­ri’nin güç­le­ri­nin u­zun sü­re­dir son de­re­ce ve­rim­li et­ki­ler ya­rat­ma­sı i­le “Ni­ce­li­ÄŸin ken­di­ne has bir ka­li­te­si var­dır.” ÅŸek­lin­deki i­na­nı­ÅŸÄ±­na da ne­den ol­uyor.

Or­ta­do­ÄŸu’nun sı­kın­tı­lı yer­le­rin­de bü­yü­yen bir ço­cuk o­lan U­ri, o­yun­la­rın­da ÅŸe­kil­le­ri kü­çük ha­ya­li u­zay ro­ket­le­ri­ni tem­sil e­den mer­mi­ler top­lar­dı. Bir­kez, as­ker o­lan baba­sı, genç U­ri’ye bir ta­ban­ca­da mer­mi ol­ma­dı­ÄŸÄ±n­dan e­min ol­ma­nın yo­lu­nu öÄŸre­ti­yor­du. BoÅŸ si­la­hı kü­çük ço­cu­ÄŸa ver­di. Ne­ÅŸey­le bir he­de­fe ni­ÅŸan a­lan ço­cuk, te­ti­ÄŸi çek­ti ve si­lah pat­la­dı. Oysa, silahın boÅŸ olduÄŸundan emindiler. U­ri,or­du­ya katıl­dı­ÄŸÄ±n­da,e­ÄŸi­ti­minin bir par­ça­sı o­la­rak ağır bir si­lah­la­ çö­lü­ geç­me­si ge­re­ki­yor­du. Yo­la çık­ma­dan ön­ce yü­kü­nü ha­fif­let­mek i­çin, kur­naz­ca si­la­hı­nın iç a­teÅŸ­le­me meka­niz­ma­sı­nı çı­ka­rdı. An­cak e­ÄŸi­ti­min so­nun­da si­lah­la­rın a­teÅŸ­le­ne­ce­ÄŸi­ni öÄŸrenerek deh­ÅŸe­te dü­ÅŸtü. Te­ti­ÄŸi çek­ti­ÄŸin­de hiç­bir­ÅŸey ol­ma­ya­ca­ÄŸÄ±­nın ve hi­le­si­nin or­ta­ya çı­ka­ca­ÄŸÄ±­nın bi­lin­cin­de ü­mit­siz­ce yo­lu­na de­vam et­ti. An­cak e­mir ve­ri­lip­ te­ti­ÄŸi çek­ti­ÄŸin­de si­la­hı mu­ci­ze­vi bir ÅŸe­kil­de mer­mi­yi a­teÅŸ­le­di. Bu da onun çevresinde oluÅŸan mucize halkasının bir parçası.

OnbeÅŸ mil ötede ortaya çıkıyor…

U­ri, pek çok ta­ti­li­ni, Kı­zıl­de­niz’de da­la­rak ge­çir­miÅŸ. Kö­pek­ba­lı­klarıyla boÄŸuÅŸmuÅŸ, onların mermi ÅŸekline hayran. Ona göre, gö­rün­mez­li­ÄŸin­de­ki bü­yü­lü etkisiy­le mer­mi veya roket ÅŸekli saf ve ki­ÅŸi­sel bir mo­ti­fe ben­zi­yor, bel­ki de konsantrasyonunun bir sem­bo­lü gibi. Av­ru­pa folk­lö­rü i­çin­de sade­ce vam­pi­ri veya kurt adamı öl­dü­ren gü­müÅŸ mer­mi de­ÄŸil, es­ra­ren­giz bir ÅŸekilde in­san­la­rı da za­yıf­la­tan, Or­ta­ Ça­ÄŸ´a a­it bil­gi­ler­de­ki “Cin Vu­ru­ÅŸu” da bu­na da­hil. (Cin vuruÅŸu, tüm ruhsal gücün tam konsantrasyonla bir yere yoÄŸunlaÅŸtırılarak, yıkıcı etki yaratılması yönünde bir inançtı.) Bir ilginç olay daha var, tanıkların anlattıklarına göre bu olay, U­ri’nin a­ni, bek­len­me­yen ve i­yi belgelen­miÅŸ bir ışınlanma olayı. Bir an ar­ka­da­ÅŸÄ±­na al­dı­ÄŸÄ± he­di­ye i­le New­ York sokak­la­rın­da ko­ÅŸar­ken birden kendini 150 mil ö­te­ki ar­ka­da­ÅŸÄ±­nın evinin ça­tı­sın­da­ki limonlu­ÄŸun cam­la­rı a­ra­sın­dan ge­çerken buluyor. Cam kı­rık­la­rı a­ra­sın­dan kalkarken ye­ni al­dı­ÄŸÄ± he­di­ye­nin yani te­les­ko­bun ha­la e­lin­de ol­du­ÄŸu­nu far­ke­diyor. An­cak U­ri, i­çin­den çı­kı­la­ma­yan bu bü­yü­nün pa­ro­di­siyle yani pa­ra i­le il­gi­le­ni­yor­. Böylece sahip ol­du­ÄŸu pek­çok ÅŸe­yi pay­la­ÅŸÄ±­yor­. Ha­yal ve ger­çek a­ra­sın­da­ki de­ÄŸi­ÅŸim a­ra­cı, bü­yü­le­ye­bil­di­ÄŸi gi­bi sı­ka­bi­lir­, diyor.

U­ri,bü­yük dar­lık i­çin­de ya­ÅŸa­yan bir a­i­le­de ye­tiÅŸ­ti­ri­len tek ço­cuk. Her­za­man zen­gin ve ün­lü ol­ma­yı is­te­miÅŸ­. Med­ya o­nu ün­lü yap­tı an­cak ba­ÅŸa­rı­lı pet­rol a­raÅŸ­tır­ma­la­rı ve ma­den ÅŸir­ket­le­ri i­le zen­gin ol­du. Ön­ce ha­ri­ta­yı a­raÅŸ­tı­rır, son­ra kü­çük bir u­çak­la, e­li pen­ce­re­nin dı­ÅŸÄ±n­da, i­çin­den ge­len bir his­le ma­den ya­tak­la­rı­nın yer­le­ri­ni belirliyor. U­ri, bu­nu bir iÅŸ o­la­rak ka­bul e­diyor, ken­di­si­nin­ de bu­nun i­çin pa­ra al­dı­ÄŸÄ±­nı düÅŸünüyor. BaÅŸ­ka bir a­nı­sı i­se U­ri ve Shi­pi’nin Lon­dra’da bir kumarhanede kazan­dık­la­rı 17.000 Po­und. Er­te­si sa­bah bir iÅŸ gö­rüÅŸ­me­si­ne gi­der­ken güç­le­ri­ni kötü­ye kul­lan­dı­ÄŸÄ± dü­ÅŸün­ce­sine kapılıyor ve U­ri, bu bas­kı ne­de­niy­le a­ni bir ö­lü­me sü­rük­le­ne­ce­ÄŸi his­si­ne ka­pıl­Ä±yor, bu­nun ü­ze­ri­ne li­mu­zi­nin pen­ce­re­sin­den tüm bank­not­la­rı dışarı a­ta­rak ra­hat­lıyor.

Åža­man­la­rın dış­ dün­ya yol­cu­luk­la­rı­nın mo­dern bir kar­ÅŸÄ±­tı, e­ÅŸit­li­ÄŸi sa­yı­la­bi­le­cek ÅŸey; la­bo­ro­tu­var­lar­da­ki du­yum­sal ka­yıptır. As­lın­da U­ri için bi­lim­sel me­to­dun teh­li­ke­si, U­ri’nin ye­te­nek­le­ri­nin ba­ÅŸa­rı­sızlığı de­ÄŸil an­cak ken­di ger­çe­ÄŸi­ninin söz­de “bi­lim­sel” te­rim­ler­le ta­nım­la­na­cak ol­ma­sı. Bir hams­ter, te­ker­lek ü­ze­rin­de ba­ÄŸÄ±m­sız­lı­ÄŸÄ±­nı geliÅŸ­tir­miÅŸ mi­dir? Fa­kat bu mo­dern, kü­çül­müÅŸ, tek­no­lo­jik a­çı­dan kur­naz dünya, ken­di en­di­ÅŸe duy­gu­la­rı­nı doÄŸ­ru­la­mak i­çin sinsice Uri Geller´e ih­ti­yaç du­ymuyor mu? Geller´in evinden ayrılırken onun bir sözü yankılanıyor; "Her ço­cu­ÄŸun doÄŸaüs­tü kuv­vet­ler­le bü­kül­müÅŸ ruhsal bir a­nah­ta­rı ol­ma­lıdır. Bu inanç gücüyle gelecekte tüm bükülmez engelleri bükme konsantrasyonunu elde edecektir."

Geller ve kuÅŸkucular

Uri Geller´in yaptıklarını bir hile olduÄŸunu ileri sürenler var. Metalleri bükmek ve saatleri durdurmak gibi Geller gösterileri, kuÅŸkuculara göre yapılabilir ÅŸeylerdir. Bir görüÅŸe göre ise, bazı bilim adamları Geller´i test ederlerken sonuçlar üzerinde pek titiz davranmadılar ve hatta çok yumuÅŸaktılar. Geller´in toprakaltı kaynaklarıyla ilgili buluÅŸları ise, Geller karşıtları çok ciddiler, Uri sezgiyle bulduÄŸunu iddia ettiÄŸi yeraltı kaynaklarını laboratuarlarda deneyler yaparak, endüstri casusluÄŸu örgütlerini kullanarak öÄŸreniyor ve yalan söylüyor. Ama bunun kanıtları ortaya konmuÅŸ deÄŸil. KuÅŸkucu savaÅŸ lordlarına göre, Geller´de kesin olarak kanıtlanan telepati, durugörü, kehanet ve psikokinezi yeteneklerine raslanmış deÄŸil. Yine bazı sahne illüzyonistlerine göre, Geller´in yaptıkları dahice bir sahne oyunundan baÅŸka birÅŸey deÄŸil. Uluslararası Sihirbaz KardeÅŸler BirliÄŸi´nin baÅŸkanlarından olan David Berglas, DoÄŸaüstü İddiaları Bilimsel AraÅŸtırma Komitesi ile iÅŸbirliÄŸi yaptıktan sonra, "EÄŸer Geller´de yaptıklarının kaynağı olan bir doÄŸaüstü güç varsa, o bu gezegende bu güce sahip tek insandır. O bir fenomendir, saygı göstermeliyiz ama bu saygı bir sahne sihirbazına gösterilen saygıyla eÅŸit olmalıdır." diyordu. Öte yandan, bütün bu karşı çıkışlara raÄŸmen, bu güne kadar hiç kimse Geller´in yaptıklarının içyüzünü açıklamış deÄŸil.

Popularity: 75% [?]


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır | Sayfayı Gönder Sayfayı Gönder