Yüzyılımızın başında yaÅŸayan Hırvat dahi Nikola Tesla yaÅŸadığı çaÄŸda küçümsendi, hatta Edison kıskançlığından çıldırarak ona savaÅŸ açtı. Kablosuz akımı, dev enerji bobinlerini düÅŸleyen Tesla, piramitlerin dünyanın enerjisinden sorumlu olduklarını ve zaman yolculuÄŸunu da düÅŸledi. YaÅŸarken alay edilen ama günümüzde çok önemli bilim adamlarına rehber olan Tesla, elektriksel harikalar sirkinin bir numarasıydı.
1898 yılının güzel bir gününde New York´da Manhattan´Ä±n doÄŸusu birden bire sarsıldı. Binalar sallanırken China Town, Little İtaly ve Soho sakinleri korkuyla sokaklara fırladılar. DoÄŸanın ya da tanrının gazabına uÄŸradıklarını sanmışlardı. Ama böyle bir ÅŸeyin olmadığını Mulberry Sokağı polislerinden baÅŸka kimse bilmiyordu. Kısa bir araÅŸtırmadan sonra, depremin sadece kendi mahallelerinde olduÄŸunu öÄŸrenmiÅŸler sonra iki memur 46 East Houston Caddesi´ne kısa yoldan gitmiÅŸlerdi. Orada çok iyi giyimli bıyıklı bir adam "osilatör" adını verdiÄŸi bir makinenin kalıntıları yanında duruyordu, makine binanın merkezinden geçen demir bir direÄŸe baÄŸlıydı ve doÄŸal olarak osilatörün titreÅŸimleri direkten geçip oradan bütün mahalleyi etkiyerek bir tür depreme neden olmuÅŸtu. Bina sallanmaya baÅŸladığı an adam sarsıntının bitmesi için osilatörü bir çekiç ile parçalamıştı, polislere kibarca selam vererek ÅŸunları söyledi; "Beyler çok üzgünüm. Ama deneyimin ÅŸahitleri olabilmek için biraz geç kaldınız"
Uçuk ama gerçekçi
Deneyi yapan adamın adı Nikola Tesla’ydı, bir süre sonra bu küçük osilatörün dünyayı parçalabileceÄŸini iddia edecek ve daha da öte iddiaları da olacaktı. ÖrneÄŸin elektrik telleri olmadan elektriÄŸi iletebileceÄŸini, havayı kontrol edebileceÄŸini ve Mars’tan haberler aldığını söylüyordu. O zamanlarda, herkes Tesla´yı uçukluk ve saçmalıkla suçluyordu. ÖrneÄŸin, sofrada kaç kiÅŸi olursa olsun önüne 18 peçete konmasını istiyordu veya inci küpe takan bir kadınla asla aynı odada kalmak istemiyordu. Onun ÅŸaşırtıcı laboratuvar deneyleri tiyatrodaki bir geceden daha eÄŸlenceli görünüyordu. Bu deneylerden birisi ise, 2 milyon voltluk elektriÄŸin Tesla´yı bir halka gibi sarmasıydı. Ama Tesla, sihirden daha fazlasını yapıyordu. 1898’de dünyaya deÄŸiÅŸtirebilecek iki icatta bulundu; GeniÅŸ bir alana elektrik dağıtımı imkanını yaratan dalgalı akımı ve her türlü yayın sisteminin (yani radyodan radara kadar) temeli olan yüksek frekans bobinini icat etmiÅŸti. SaÄŸlam ama hayal dolu düÅŸünceleri bize bugünün çeÅŸitli modern teknolojik imkanlarını iÅŸaret ediyordu belki de bize bu imkanları o saÄŸladı. HerÅŸeye raÄŸmen yüzyılımızda Tesla unutulmuÅŸtu. BuluÅŸlarının çoÄŸu baÅŸkalarına mal edildi ve fikirlerinin çoÄŸu bir delinin saçmalıkları olarak deÄŸerlendirildi. Yıllar boyunca bilim dünyasında önemsiz biri olarak yer aldı ama ÅŸimdi Tesla ve fikirleri yeniden yaÅŸama dönüyor. Buna, biraz da günümüzün sınırsız ve cüretkar araÅŸtırmacıları neden oldu. Tesla gibi onlar da sınırlandırılmaya ve alışılmışlığa karşılar. Aralarında, herÅŸeyi deneyenler var, daha güçlü jet uçaklarına ve zaman yolcuÄŸulunun gizemine kadar herÅŸeyi araÅŸtırıyorlar.
Edison-Tesla ortaklığı
Nikola Tesla, 1856 yılında Smiljan, Hırvatistan’ta doÄŸmuÅŸtu. ÇoçukluÄŸundan beri çok garip ve aynı zamanda da inanılmaz düÅŸünceleri vardı. ÖÄŸrenciyken Atlantik Okyanusu´nun altından geçecek çok büyük bir tünelden uluslararası mektuplar göndermeyi hayal ediyordu. 28 yaşında dünyayı deÄŸiÅŸtirecek olan motorun prototipini yaratmıştı. 18. yüzyılda elektrik doÄŸru akımdı ve yöresel bir fenomendi. Gücü arttıracak çok pahalı jeneratörler olmadığı için sadece birkaç mil öteye iletilebiliyordu. Tesla elektriÄŸi belirli atışlarla üretecek bir jenaratör geliÅŸtirdi. Bu ÅŸekilde çok uzaklara yüksek voltaj dağıtımı yapılabilirdi. AC motoru veya dağıtım sistemi ile akım uygun telleri olan her yere çok ucuz gönderilebiliyordu. Bu motorun çizimini ve Thomas Edison’a hitaben yazılan bir bonservis ile birlikte 1884 yılında Tesla New York’a gitti. Edison onu yardımcısı olarak, hemen laboratuarına aldı ve kısa ama çok heyecanlı bir ortaklık baÅŸladı. Yapı olarak iki adam birbirlerine hiç uymuyorlardı; Tesla şık giyinen, kültürlü ve matematik kafaya sahip bir adamdı. Eline kalem bile almadan en karmaşık problemleri kafasında çözebiliyordu. Edison ise, iÅŸçi sınıfından gelen, iÅŸinin dışındaki konulara ilgi duymayan, hata yaparak bir ÅŸeyin icat edileceÄŸine inanan biriydi, elektrik akımının ticaretini yapmak istiyordu.
Markoni Tesla´yı izliyor…
Üç sene sonra bu iki akıllı adam ortaklıklarını ayırmaya karar verdiler. O ara, Tesla iÅŸadamı George Westinghouse’dan AC sistemini geliÅŸtirmek için destek almayı baÅŸarmıştı. Edison hemen karşı atakta bulundu ve bir kampanya baÅŸlattı Tesla’nın buluÅŸlarının İnsanlık için tehlikeli olduÄŸunu iddia ederek AC akımının köpek ve koyunları elektrikli sandalye de nasıl öldürdüÄŸünü gösterdi. İnsanlara hayvanların "Westinghouselandıklarını" anlattı ama bu pek iÅŸe yaramadı. AC sistemi, DC sistemini piyasadan sildi ve Tesla 216.000 dolar ödül aldı. O yıllarda, bu çok yüksek bir paraydı ama Tesla bu parayı bir kaç yıl içersinde bitirecekti. Ama daha önce Tesla, dünyayı deÄŸiÅŸtirebilecek bir baÅŸka buluÅŸu gerçekleÅŸtirdi. 1890 yılında transformeri yani akım iletebilen elektrik bobinini ve çok yüksek frekansta radyo sinyalleri çekebilen bir aleti buldu. Tesla Bobinleri´lerini kullanacak bir sistemi ise, 1893 yılında buldu. Bunun sonucunda (Tesla’ya göre) yüksek frekansda elektromanyetik dalgaların telsiz iletiÅŸimi mümkün olacaktı yani radyoyu. Sekiz yıl sonra da Guglielmo Marconi ünlü S sinyalerini AtlantiÄŸin üzerinden gönderecekti. Bunu duyduÄŸunda Tesla burun kıvırarak ÅŸunları söyledi; "Bırakın devam etsin. Åžu anda benim patentlerimden17 tanesini kullanıyor." Belki üstünlüÄŸünden emin olduÄŸundan ve kendisine çok güvenen Tesla’nın kafasında daha büyük planlar vardı. Elektrik gücünü telsiz gibi yani kablosuz iletmenin yolunu aramak çok hoÅŸuna gidiyordu. Öte yandan, Tesla Bobinler´i elektrik direklerini yeryüzünden yok ederek gökyüzüne uçuracak ve ionosferde dünyanın etrafını gezdirecekti.
Bir dahinin acınacak sonu…
1900’lerin başında önce Colorado Springs’de sonra da New York, Long İsland´da 500 m. yüksekliÄŸinde bobinler ve iletiÅŸim kuleleri kurmuÅŸtu. Bu inanılmaz büyüklükteki bobinlerle 4 km. uzunluÄŸunda yıldırımlar oluÅŸturmasına ve Colorado Springs’i bir ara karanlıkta bırakmasıne raÄŸmen elektriÄŸi havadan iletmeyi bir türlü beceremedi. Bu çok pahalıya malolan baÅŸarısızlık Tesla’nın yaratıcı gücünün düÅŸüÅŸ noktası oldu. Ondan sonra fikirleri her geçen gün sapıklık derecesinde inanılmaz olmaya baÅŸladı. ÖrneÄŸin dünyanın merkezinden düÅŸük frekans enerjisini geçirmekten, havayı kontrol edebileceÄŸinden söz ediyordu. Ama tabii ki bu söylediklerinin hiç birisi gerçekleÅŸmedi. Sonunda, baÅŸarısızlıklardan bunalarak yaÅŸama küstü ve 1943 yılında New York´da eski, pis bir hotel odasında deneyler için kullandığı yaralı kumruların arasında öldü. Tesla unutulduktan uzun bir süre sonra yeniden gündeme geldi. Nobel ödüllü Robert Milikan ve Arthur Compton adlı iki bilim adamı çalışmalarınd Tesla’dan esinlendiklerini açıkladılar. 1974 yılında ünlü "İnstitute of Electrical and Electronics Engineers (İEEE)-Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü" Tesla’yı "Ünlü KaÅŸifler Galerisi" ne kabul etti. Bugün Tesla’nın buluÅŸlarını kabul eden ciddi bilimcileri bulmak eskiye göre çok daha kolay.
Sıra günümüzün Tesla´larında…
Tesla’nın en büyük hayali, Leadville, Colorado’da gerçekleÅŸmek üzere. Hevesli bir icatçı, mühendis ve bilim adamı olan Robert Golka, Tesla düÅŸmanlarının bile olası olduÄŸuna inandıkları bir ÅŸeyi gerçekleÅŸtirmeye çalışıyor; Havayı iletken olarak kullanıp elektriÄŸi atmosferden geçirerek dünyanın her tarafına götürme çabasında. Golka’nın Brockton, Massachusetts’de okul tipi laboratuvarı metallerle, tahtalarla dolu, odanın her köÅŸesine sıkışmış garip araçlarla dolu ve bunların arasında eski müzik setleri ve parçalanmış piyanolar bile bulunuyor ve geniÅŸ tezgahların üzerinde Tesla bobinlerinin çeÅŸitli örneklerine ve planlarını görüyorsunuz. Odanın ince tahta tavanı yanık izleri dolu. Bunlar deneylerin izleri. Golka kısa boylu, topluca, 40 yaÅŸlarında, saçları dökülmüÅŸ bir adam ama çocukça bir gülümseme gözlerinden eksik olmuyor. İşini konuÅŸurken koruma pozisyonunu alan bir adam haline giriyor. Bir kaç dakika sonra bu davranışın sadece yanlış anlaşılmaktan korkan bir adamın davranışı olduÄŸunu anlıyorsunuz. Gençken Golka, neon tabela dükkanlarında çalışıyor ve tamirler yapıyordu; bugün ÅŸöyle diyor; "Bana ücretimi neon ile ödüyorlardı. Bende bunları alıp eve götürüyor ve kendi tavanlarımda neon ÅŸovlar yapıyordum." 13 yaşındayken mahallenin barlarındaki kumar otomatlarının onarımlarını o yapıyordu.
Aslında Golka´nın merakı genç yaÅŸlardayken, "Işıklı Toplar"a duyduÄŸu ilgiden kaynaklanıyor (Işıklı toplar, çoÄŸu zaman elektrikli havalarda ortaya çıkan, düzensiz hareketlerle garip ışıklar saçan ve sonra patlayarak kaybolan eletktriksel kürelere deniyor; bunların oluÅŸum nedenleri hala öÄŸrenilmiÅŸ deÄŸil.) Golka ışıklı topların enerjisinin kontrol etme çabasındayı fakat daha önce ışıklı topları oluÅŸturmak gerekiyordu ve bu da isteÄŸe baÄŸlı deÄŸildi. AraÅŸtırmaları sırasında Golka, Tesla adına ve deneylerine raslamıştı. Kısa bir araÅŸtırmadan sonra Tesla’nın 450 metrelik bir bobinle ışıklı top meydana getirebildiÄŸini öÄŸrendi ve Golka hemen Yugoslavya’yı ve oradaki Tesla müzesini ziyarete gitti, orada görevlileri kandırıp Tesla’nın el yazısı ile yazdığı ve neredeyse okunamayan yazılarını inceleme iznini aldı ama sonradan görevliler Golka’nın bir casus olduÄŸu sonucunu çıkararak, araÅŸtırmaya izin vermediler ama geç kalmışlardı zira bu arada Golka, Colorado Springs’e bobin Tesla´nın bobun hakkında yazdığı 29 metni ve kabataslak resimleri kaçırmayı baÅŸarmıştı.
Eve döndükten sonra Brockton’deki labarotuvarında Tesla Bobini´nin 3 m. yüksekliÄŸinde bir modelini yaptı. Ama bundan hiç bir sonuç alamadı, tek öÄŸrendiÄŸi ÅŸey ÅŸuydu; Orjinal makinayı bütünüyle yeniden yapması gerekiyordu. 1970’de Utah’ın tuz çöllerine gidip orada bobini dikebilecek bir yer aradı. Aradığı yerin ıssız ve yarı iletken olması gerekiyordu ve sonunda aradığı yeri buldu; Wendover Air Hava Kuvvetleri Üssü’nde terkedilmiÅŸ bir ambar vardı, orayı yılda bir dolar kira ödeyerek kiraladı. Kullanılmış malzemelerle ve hediye edilmiÅŸ 150 kilovat jeneratörü ile yaklaşık 16 m. yüksekliÄŸinde bir Tesla bobini yaptı. Temmuz 1974’de bobin, 12 milyon voltluk elektrik üretiyor ve 12 m. uzunluÄŸunda kıvılcımlar saçıyordu. Golka’nın anlatımlarına göre 9 yıl boyunca en azından 5 kez ışık toplarını yarattı. "Çok çabuk gelip geçen bir olaydı, oluÅŸturabilmiÅŸtim ama ben onu kontrol edemedim." 1982’de parası bitmiÅŸti; Wendover araÅŸtırmasını bırakıp dev bobini söktü ve parçalarını Montana’da bir ambara yerleÅŸtirdi. Aynı zamanda Golka’nın ilgisini çeken bir diÄŸer konu, Tesla’nın bobini neden yaptığıydı. Tesla, dünya atmosferinin bir üst tabakası olan ve elektrik yüklü parçacıklarla dolu olan ionosferin elektrik iletkeni olduÄŸunu biliyordu. Åžunu hesapladı; EÄŸer akımı 8 saniyede bir ionosfere gönderebilirse (8 saniye, bir elektron dünyanın etrafında dönme süresidir). O zaman çok güçlü ve geniÅŸ bir elektron dalgasını kablo kullanmadan dünyanın her tarafına gönderebilirdi ve gücünün sadece % 10´unu kaybederdi. (KarşılaÅŸtırma imkanı olması için belirtiyoruz; ÅŸu an endüstride kullanılan standard elektrik iletiÅŸiminin kaybı % 30´dur.) Golka, çalışmalarını hala sürdürüyor ve umutla onu bekleyenler var. Kablosuz ses iletiÅŸiminin baÅŸarıldığı bu günlerde, kısa bir zaman sonra da kablosuz elektriÄŸin dağıtıldığını görmemiz hiç de az bir olasılık sayılmaz.
Atmosfere delikler açabilir miyiz?
Golka yeniden para bularak Tesla bobinini depodan çıkarıp Leadville taraflarında yeniden dikti. Umudu elektriÄŸi havadan iletebilmekti ama ÅŸunu da kabul ediyordu; İletmeyi baÅŸarsa bile o elektrik nasıl kullanılacaktı? Belki nitrojen lazerleri kullanarak atmosfere delikler açılabilir ve bu delikler elektrik telleri gibi iÅŸ görerek elektriÄŸi gerektiÄŸi yerde aÅŸağı indirebilirlerdi. Golka baÅŸarılı olursa Colorado’daki iletme kulesi sinyal verecek ve aynı zamanda da Tesla’nın hayalinin de gerçekleÅŸtiÄŸini ilan edecekti. Birçok uzmanın bu fikri küçümsemesine karşın bir kaç tanesi çekinerek olsa da ilgi gösteriyorlar. Slobidan Cuk´da profesör olan Caltech ÅŸunları söylüyordu; "Belki doÄŸru olabilir ama gerçekleÅŸtirmek aşırı derecede zor görünüyor." Ama zaten Golka büyük sözler vermiyor; "Çalışabilir de çalışmıyabilir de, eÄŸer baÅŸarabilirsek bu geleceÄŸin cereyan iletme sistemi olabilir." diyor. Plan göründüÄŸü kadar aptal olmıyabilir. Çok daha güvenilir uzmanlar havayı iletken olarak kullanmayı düÅŸünmüÅŸlerdi. ÖrneÄŸin bir kaç yıl önce, fizikçi Bernard Eastlund yeni bir sistem geliÅŸtirdi; bu sistemle büyük oranda elektromanyetik enerjiyi atmosferin üst katmanlarındaki belirli yerlerine gönderilecek. Bu tam olarak yapıldığında, ÅŸaşırtıcı baÅŸarılar elde edilecek; roketler orta yörüngede görülecek, dünya komünikasyonunu karıştırmak mümkün olacak ve hatta hava durumu dahi deÄŸiÅŸtirilebilecek.
Dünyanın en büyük enerjisi…
Eastlund saçma sapan düÅŸünen bir deli deÄŸil; güvenilen biri ve MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) ile Colombia Üniversitesi´den fizik ödülleri almış olan bir bilim adamı, 8 yıl boyunca Atom Enerjisi Komisyonu´nun programında çalıştı ve 70’li yılların başında metal eritme olayını yeniden yarattı. Eastlund, ÅŸimdi Houston’daki Production Technologiaes İnternational’in baÅŸkanı ve mega petrol ÅŸirketi ARCO’nun eski danışmanı. 70’li yılların sonunda ARCO’nun uÄŸraÅŸtığı bir problem ÅŸimdiki iÅŸine baÅŸlamasının nedeniydi; ÅŸirket Alaska, Kuzey Kutbu´nda 80 milyar m3 hacminde doÄŸal gaza sahipti. (Bu miktar ABD’nin bir yıllık gaz tüketimidir.) Yerin uzaklığı nedeniyle gazı çıkarıp, naklini yapmak çok pahalıydı. ARCO’nun ÅŸimdi bilmek istediÄŸi, o gazı orada deÄŸrlendirmenin bir imkanının olup olmadığıydı. Eastlund hemen ÅŸunu anladı; ARCO bütün o gazın meydana getirdiÄŸi gücü kullanırsa inanılmaz miktarda enerjiye sahip olabilecekti. Ama bütün bu enerji ile ne yapılacaktı? Bir kaç araÅŸtırma laboratuvarında düÅŸük frekansdaki radyo dalgalarını ionosfere gönderme deneylerinin yapıldığını biliyordu. DüÅŸüncesi kuzey kutbundaki tüm gazı alıp bir çeÅŸit enerjiye dönüÅŸtürmek ve ondan sonra atmosfere yollamaktı. DüÅŸüncesi, gazı büyük bir jeneratörü çalıştırmak için kullanacak ve bu jeneratör ile radyo dalgaları olarak elektromanyetik enerji üretmekti. 40 mil yüksekliÄŸinde bir anten kullanacak ve oluÅŸacak dalgalar atmosfere gönderilecekti. Anten basitti ve Eastlund’a göre sulama borusundan yapılabilirdi.
Havanız nasıl olsun isterdiniz?
Hesaplamaları yaparken elinde çok fazla enerjinin olacağını fark etti. Bir kere dalgaları ionosfere gönderdikten sonra oradaki ÅŸarj parçacıklarıyla birlikte güçleneceklerinin farkına vardı. Sonuç "Ayna Gücü" olarak bilinen manyetik fenomen olacaktı, bu ÅŸarjlı atmosferin büyük bir kısmı elektromanyetik güç yüzünden ya dünyaya yaklaÅŸacak veya dünyadan uzaklaÅŸacaktı. Eastlund’a göre; "Dünya komünikasyon sistemlerini durdurabilir ya da sinyalleri deÄŸiÅŸtirebilirsiniz, buna uydulara giden ve onlardan gelen mesajlar da dahil. BaÅŸkalarının iletiÅŸim sistemlerini bozarken rahatlıkla kendi komünikasyonunuzu devam ettirebiliyorsunuz." Eastlund’a göre bu sistem anti-roket sistemlerin de kullanılabilir. Atmosferin bölümlerini elektrik yükleyip sürükleyerek daha önce orada olmayan daha yüksek bir atmosfer yaratabilirsiniz. Bu olay hem uçan bir cismi ısıtır hem de yörüngesini saptırır. Bunların tümü ARCO’nun ilgisini çekmiÅŸti; Åžirket araÅŸtırmalar boyunca Eastlund’u destekledi ve ÅŸu anda bu fikirleri gerçekleÅŸtirmenin yollarını aramakta. ARCO bilim adamlarından Robert Hirsch bize ÅŸunları anlatıyor: "Fikirleri çok ilgi çekici ama bir fikir ile onun gerçekleÅŸtirilmesi arasında daima çok büyük farklar vardır." Eastlund fikirlerinin çoÄŸunun savaÅŸ amacıyla kullanılabileceÄŸini bilmesine raÄŸmen, daha olumlu iÅŸler için kullanma niyetinde olduÄŸunu belirtiyor. ÖrneÄŸin, havayı kontrol etmek mümkün olabilir, güneÅŸe mercek olacak veya odaklanacak atmosfer bölümleri oluÅŸturulabilir. GüneÅŸin kuvvetini böylece fazlalaÅŸtırarak veya kontrol ederek insan dünyanın belrli yerlerini daha fazla ısıtabilir veya rüzgar olaylarını kontrol edebilir. Bunları kontrol imkanı elimizde olursa mesela Etiyopya’ya yaÄŸmur götürebiliriz veye Karaibler´deki rüzgarları kontrol edebiliriz. Aygıt, delik ozon tabakasını düzeltmeye bile yardımcı olabilir, Antarktik´in üstündeki ozon deliÄŸine yama yapabilir ve karbon monoksit veya nitrous oksit gibi zararlı maddeleri yok edebiliriz. Bunların hepsi kulaÄŸa hoÅŸ geliyor, ama gerçekleÅŸebilecek mi? Fikirler deÄŸiÅŸik ama Princeton, New Jersey’deki "David Sarnoff AraÅŸtırma Merkezi" inde fizikçi olan Richard Williams herÅŸeye olumlu bakıyor ama bir korkusu olduÄŸunu da ekliyor; Williams’a göre atmosfer yapısı itibarıyla en ufak deÄŸiÅŸikliklere bile çok duyarlı olduÄŸu için Eastlund’un herhangi bir fikrini denemek inanılmaz zarara yol açabilir hatta bölgesel kıyametlere neden olabilir. Buna karşın, deneme yapılmadan da hiç bir ÅŸey bilinmeyecek.
"Gelecek benimdir…"
Teslafil adı verilen Tesla izleyicileri bu kadar deÄŸil, daha bir çok bilimci onun garip ama gerçek olabilecek düÅŸüncelerinden sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar. Ama Tesla´nın marjinalliÄŸin çok ötesindeki fikirleri çok kiÅŸiyi hala güldürebiliyor; Yugoslav asıllı dahi, piramitlerin dünya enerji sisteminin bujileri olduÄŸunu iddia ederken, elektromanyetizmin zaman yolculuÄŸunun anahtarı olduÄŸunu belirtiyordu. Robert Golka gibi fanatik bir Teslafil bile bu konuda tutucu görülüyor ve zaman yolculuÄŸu gibi akıl almaz bir konunun üzerinde bile durmak istemiyor. Aslında, bunlara gülmek bugünün bilimi için geçerli yarın ya da daha da yakında bunlara gülenlere de gülünebilir. Buna raÄŸmen, Tesla´nın sınırsız ve vahÅŸi düÅŸüncelerini izlememek ve boÅŸ vermek de pek akıl iÅŸi sayılmaz. Bilim tarihi, sık sık alay ettiÄŸi sınırsız hayal üreticilerinin çaÄŸdaÅŸ doÄŸruluÄŸunu çoÄŸu zaman sonradan tanımlamak zorunda kaldı. Tesla´nın kehanetleri bazıları gerçekleÅŸti geriye tebessüm edilenler kaldı ama Tesla´da yaÅŸadığı çaÄŸda kendisine karşı çıkanlara gülümsüyor ve " Bugün onlarındır ama gelecekte tüm buluÅŸlarım çalıştığında, o günler benim olacaktır."
Golka, "Işık Topları"nın peşinde;
Popularity: 16% [?]
Sayfayı Yazdır
|
Sayfayı Gönder



