Sümerler düzenli olarak gökyüzünü gözlemlediler ve gözlemlerini kil tabletlere yazdılar. Ayın sabit bir yörüngede gittiÄŸini "Ecliptic" ve bazı yıldızların yön deÄŸiÅŸtirdiklerini belirlediler. Bu yıldızlar yani planetler veya gezegenler, diÄŸer yıldızlardan ayrılırlardı. Bunların içinde en önemlisi Sümerlerin tanrıça Inanna diye adlandırdıkları Venüs gezegeniydi. Gerçekten de Venüs´ün GüneÅŸ ile yakın iliÅŸkisi Sümerleri Inanna´nın güneÅŸ tanrısı Utu´nın hem kardeÅŸi hem de karısı olarak düÅŸünmelerine neden olmuÅŸtur. Görülebilen öteki gezegenler yani Merkür, Mars, Jupiter ve Satürn´e Sümerliler daha az ilgi gösterdiler. Merkür; akıl tanrısı Nebo, Mars; savaÅŸ tanrısı Nergal, Jüpiter; Marduk, Satürn ise akıl ve yaÅŸlılık tanrısı Ninib olarak Sümerlerin Babil döneminde isimlendirilmelerine raÄŸmen fazla ilgilerini çekmemiÅŸtir. Ay tanrısı Nanna´nın ana tapınağı Ur kentindeydi ve tapınağın duvarlarında uzun sakallı yaÅŸlı bir erkek olarak tasvir edilmekteydi. Ayın, düzenli bir ÅŸekilde büyümesi 14.5 gün sürüyordu ve küçülmesi de aynı zaman süresini kapsıyordu. Bir ay denilen bu zaman dilimi Sümerler´e zamanı ölçmekte ana kuraldı ve bu nedenle Nanna "zaman ölçer" olarakta tanımlanıyordu. Ayın bu düzenli dönüÅŸümü gizemi ve karşılığında aklı öneriyordu çünkü Ay geceye ışığını verdiÄŸi için suçun ve günahın düÅŸmanıydı. Ay tutulmaları Sümerler arasında ÅŸaÅŸkınlıklara neden olmuÅŸtur. Her akÅŸam Ay´Ä±n bir "kufa" içinde bu yörüngeyi tamamladığı söylenirdi. GüneÅŸ tanrısı Utu, her sabah arabacısı Bunene tarafından sürülen savaÅŸ arabasına binerek, doÄŸu dağındaki kapıdan geçer ve dünyaya ışığı getirirdi.
Popularity: 13% [?]
Sayfayı Yazdır
|
Sayfayı Gönder



