Antik Yunanlılar neyi bildiklerini düÅŸünürlerdi; Tüm kutsal ve parlak olan ÅŸeyler ruhtan kaynaklanır ama beden tarafından alçaltılır, karartılır; Plato, "EÄŸer birÅŸey hakkında açık bir bilgiye sahipsek, bedenden kurtulabilir ve ruhun yanlız olduÄŸunu düÅŸünebiliriz." diyordu. Yüzyıllar geçerken ruh Tanrı´nın ebedi ateÅŸi olmaya baÅŸladı, beden ölüm anında varoluÅŸtan çıkıp gidiyordu. Bunların birisi ya göklere yükselecek veya cehenneme dalacaktı. Bazıları için ruh üzerine hiç yazı yazılmamış boÅŸ bir sayfa veya bebeÄŸin doÄŸduÄŸu andaki boÅŸ beynidir (tabula rasa) ve üzerine iyi ve kötü eylemlerimiz sürekli olarak yazılacaktır. Buna karşın, moral çevre bıkmadan yorulmadan bizim sürekli olarak aÅŸağıya giden bir patikaya çekildiÄŸimize iÅŸaret edenler de var. Batının ve doÄŸunun din çevreleri kendi ruhlarını arayıp duruyorlar. Ve soruyoruz; bir politikacıya, birdenizciye, boksör George Foreman´a, Yeni ÇaÄŸ gurusu Deepak Chopra´ya, müzisyen Little Richard´a, Shirley MacLaine´e ve ötekilere… Burada onların cevapları var; çok güzel, ilham verici, tahrik edici, korkutucu veya neÅŸeli cevaplar okuyacaksınız. Ama hepsi ruhsal…

Kaynak: Life Dergisi

Özel araÅŸtırma dosyası-1997

Zaman geçip gittikçe, bilgelerin kuramları daha da parlamaktadır İnanç tarafını bir yana bırakırsak St Augustine, ruhun kanın içinde yaÅŸadığını söylüyordu. Descart´a göre ruh, belinde bulunan minik bir guddenin içindeydi. ÇaÄŸdaÅŸ düzeyde bilimci Jan Baptista van Helmont´a göre ise ruhun yeri midenin kapısıdır yani ruh tüp ÅŸeklinde organik bir parçanın içindedir. Birçok insana göre ise, ruh kalbin içinde yaÅŸar. Bütün bu cevaplar ve tabii sorular bizi bir yere götürmüyor. Ruh gerçekten nedir? Öldükten sonra, yeniden doÄŸacak veya yeniden bedenlenecek miyiz? Hayvanların ruhları var mı? Ya bitkilerin? Kim ne biliyor? Herbirimiz veya çoÄŸumuz ÅŸöyle veya böyle bunları düÅŸünüyoruz.

Gary Zukav ("Seat of the Soul" adlı kitabın yazarı)

"Siyu kabilesinden kızılderili bir arkadaşım çok güzel bir öykü anlattı; Yaratan tüm yarattıklarını toplar ve sorar; ´Hazır olacakları göne kadar insanlardan saklamak istediÄŸim birÅŸey var. Bu bir gerçek ama onlar kendi gerçeklerini yaratacaklar.´ Kartal söz alır; ´Bana verin, onu Ay´da saklayacağım.´ Yaratan; ´Hayır, bir gün oraya gidecekler ve bulurlar.´ Somon balığı; ´Ben onu okyanusun dibine saklarım.´ der. Yaratan; ´Olmaz, oraya da inecekler.´ der. Buffalo söz alır ve; ´Onu büyük ovalara gömer, saklarım.´ der Yaratan; ´Onlar dünyanın derisini kesecekler ve orada da bulurlar.´ diyerek karşılık verir. Sonra Ana Dünya´nın göÄŸsünde yaÅŸayan gözleri olmayan ama ruhsal gösle gören Büyükanne Mole söz ister ve; "Onu onların içine saklayalım.´ der. O zaman Yaratan da; ´Olsun´ der."

Haham Zalman S. Shalomi (ABD Colorado Naropa Enstitüsü)

"Kızım bir zamanlar bana sordu; ´Baba uyuduÄŸun zaman yine uyanabilir misin, doÄŸru mu?´ Evet, dedim, yine sordu; ´Uyandığında daha fazla uyanabilir misin?´ İşte ruh, bizim daha çok uyanmamızdır."

Mohammad Alı Elahı (İmam, ABD Michigan İslam Evi´nde)

"Daima ben sözcüÄŸünü kullandık. Ama bu nedir? Altı veya yedi gün içinde vücudumuzdaki tüm hücreler deÄŸiÅŸebiliyor. EÄŸer biz bedenin kendisiysek, birisi bizim dışımızda okula gidiyor, büyüyor, çalışıyor, evleniyor ve yaÅŸlanıyor. Ruhu kim deÄŸiÅŸtirebilir ki, bedenin içinde sayalım?"

Altair (Rio de Janerio sokaklarında yaşayan emekli bir asker)

Ruhun ne olduÄŸunu bilmiyorum. Ama varolduÄŸunu biliyorum. İnsanlar iyi ruhları varsa cennete giderler fakat kötü ruhları varsa bu dünyaya muhakkak geri dönmelidirler. Cehennem bu dünya yaÅŸamının ta kendisi ve cehennem sokaklarda yaşıyor. Ben uyuÅŸturucu kullandığımda kendimi ruha daha yakın hissediyorum. Daha barışçı oluyorum ve ruhumu hissediyorum. Hatta bazen ruhumla konuÅŸuyorum. Bunun için mumlar yakıyor, mutlu ve barışçı oluyorum. Sanırım yine geri geleceÄŸim, daha iyi oluncaya kadar."

George Foreman (Boksör, iki kez dünya ÅŸampiyonu ve vaiz)

"Emirleri anlatırken daima bedene yönelik vaazlar veriyorum, ruha deÄŸil. Ruh zaten cevapların kendisi. Ruh için bir yorum yapmanıza gerek yok. Kim ölmüÅŸ ki? Ruh asla ölmez. Beden ölür ama yaÅŸama devam eder, tad alır ve yer. Evet, ben ruhun doÄŸal yiyeceklerden tad aldığına inanıyorum. Bunun nedeni var. İnsanlar mutlu rüyalar gördükleri zaman, ruhları yemek yemeyi çok arzu ediyor. Bazı ruhlar dondurma için, bazıları biber için uyanıyor. Hangisi iyi, hangisi kötü bilemem. Ama her ruh, Tanrı´nın amacı için doÄŸuyor.

Deepak Chopra ("The Seven Spiritual Laws of Success"in yazarı)

"Ruhum dinamik bir bilgi paketi ve dönüÅŸümler içinde. Fizik bedenin yaÅŸadığı ölümler onun dışında çünkü ruh bedende yaÅŸamıyor. Kendisini bedenle ifade ediyor. Beethoven´in müziÄŸini radyodan dinlediÄŸinizi düÅŸünün, Beethoven radyonun içinde deÄŸildir. Radyo bilgiyi ve enerjiyi hapseden bir kapandır. Fizik beden de, ruha hizmet eden böyle bir kapandır, onun uzay ve zaman içinde bir yeri yoktur. DoÄŸum ve ölüm içe vedışa doÄŸru yapılan akortlar veya ayarlardırlar. Radyoyu açın; bu doÄŸumdur. Kapatınp bu da ölümdür. Ama senfoni daima oradadır."

Wesley Smith (Emekli balıkçı)

"Ben bir ruhsal uyanış yaÅŸadım. Tortuga´dayken karides teknemi kaybettim; bu benim için yaÅŸamımı yitirmekle aynıydı. Deniz acımasızdı, koskoca Mexico Körfezi´nin ortasında küçücük bir sandalda kürek çekerken çevremde köpek balıkları yüzüyordu. Tanrıyla konuÅŸtum, dua etmeyi bilmiyordum ama eÄŸer beni kurtarırsa öÄŸreneceÄŸime ve hep onu anacağıma söz verdim. Kürek çeke çeke küçük bir adaya vardım, böyle bir adaya ulaÅŸmam mucizeydi. KurtulmuÅŸtum, içim kutsallık ve Yüce Ruh´la doluydu. Åžimdi bunu herkese anlatıyorum. Tanrı insanı yarattığında, onun aÄŸzına ruhunu üfledi ve verdi. Onu göremezsiniz. Rüzgarı görebilir misin? Rüzgarı hissedersin, aÄŸaçların sallandığını görürsün ama ruhu göremezsin ama hissedebilirsin. Bu Tanrı´nın insanı harekete geçirmek için kullandığı uyarıcı bir güçtür."

Gisele Cossard (Rahibe, Güney Amerika´da Afro-Brezilya dini)

"Ruhumuz gerçekte Ori ile Emi´nin bütünleÅŸmesidir. Bizi ilahi tanrı Olorum yarattı, doÄŸadan aldığı elementlerle bizim Emi´ mizi yani fizik bedenimizi yaptı. Bedeni ÅŸekillendirdi ve ruhu içine üfledi ve başın içine Ori´yi yani yüce ruhu koydu. Sonuçta Ori başın içinde, Emi de kalbin ve akciÄŸerlerin içine yerleÅŸtiler. İkisi bbizim fiziksel yaÅŸamımızda beraberler. ÖldüÄŸünüzde, Emi hemen Olorum´a döner, Ori ise yedi gün sonra döner. Olorum, Ori´yi alır ve yeni doÄŸan bir bebeÄŸin başının içine koyar ama bu bebek ailenizden doÄŸacaktır. Ori daima ailenizle kalır ve kiÅŸiden kiÅŸiye geçer."

Daniel Dennett (Felsefe Profesörü, Tufts Üniversitesi, Massachusetts)

"Bunun en iyi yolu, biz insanlar basitçe dünyamızdaki ÅŸeyleri ve onlara baÄŸlı herÅŸeyi kiÅŸisel görürüz ama buna baÄŸlı bir ruh vardır. Eskiler nehrin denize akmak istediÄŸini söylerlerdi. Bunu hala geçerli görüyorum. Küçük bir çocuÄŸa bir termostatın içinde minik bir cinin bulunduÄŸunu söylemenizin yanısıra, ısı düÅŸtüÄŸü zaman üÅŸüdüÄŸünde termostatın ne olduÄŸunu anlatmanız daha kolaydır ama çocuk için cin tanımı daha hoÅŸtur. HerÅŸeyin içinde küçük cinler olduÄŸu fikri daha güçlü ve sevecendir. Fakat, gerçekten bir insan ruhu çok organize bir bilgi paketidir, anılar, projeler, umutlar, korkular, arzular ve tercihlerle doludur. ÖldüÄŸümüz anda, ruh dağılır ve ebediyen gider."

Vilma Fortuna (Garson, Filipinler, Manila´da)

"Ruh tanrının bir parçasıdır, öldüÄŸümüzde O´na geri gider. İnsanlar öldüklerinde Tanrı daha çok canlanır. Sanırım ruhumun rengi yok ama ÅŸekli var, kalbimin içinde küçük bir kare ÅŸeklinde."

Jakucho Setouchi (Yazar ve Budist rahibe)

"DoÄŸal olarak aÄŸaçların ruhu vardır. Bir ruh yediÄŸimiz pirincin her tanesinde vardır. Ruhlar dünyanın her yerindedirler, onları biliriz ve bizler engin bir doÄŸanın çok küçük parçalarıyız. Bazen gecenin geç saatlerinde çevremde sıcak bir ısı hissederim; Bunlar bir zamanlar sevdiÄŸim insanların ruhlarıdırlar ve beni ziyarete gelirler. Sevilen birisinin ruhu bir altıncı duyu gibi yaÅŸamın ötesine rehber olacaktır."

Ian Baldwin (Bilim adamı, Almanya Max Planck Ens. Kimyasal Ekoloji Bölümü)

"Kesinlikle emin olduÄŸum birÅŸey var; o da bitkilerin ruhlarının olduÄŸu. Bir evrimci biyolog gibi bitkileri araÅŸtırıyor ve tepkilerini bizlerle karşılaÅŸtırıyorum. Kıskançlar mı, korkuyorlar mı, paranoidler mi? ÖrneÄŸin, deneysel olarak anladım ki, bitkilerin bellekleri var, geçmiÅŸte yapılan saldırıları anımsıyorlar. Bitkiler geçmiÅŸte yaÅŸadıkları olaylaın bilgisine sahipler. Bunlar önemli ama bitki bitkidir, insan da insandır."

Kitaro (Yeni ÇaÄŸ müziÄŸi bestecisi)

"Ben müzik aracılığı ile ruhları denedim. Dünyayı paylaÅŸtığımız görünmeyen varlıkların varlığını hissediyorum. Onları gördüm, Fuji Dağı eteklerinde Japon davularıyla yaptığımız müzikten sonra girdiÄŸim transta ilk kez görmüÅŸtüm. Daima daÄŸlarda yaşıyorum çünkü bu yerler onlarla iliÅŸki kurulabilen en uygun yerlerdirler."

Sylvia Woods (Restorancı, Harlem, New York)

"Ruh bir çiftlikteki toprak gibidir. Tohumları atarsınız ve günü gelince biçersiniz. YeÅŸillikler, fasulyeler, patatesler, her ne varsa hepsi topraktan doÄŸar, yükselir ve bizimle beraber olurlar. Bitkiler bizim tohumlarımızdır. Bunu bir tür ruh yemeÄŸine benzetebilirsiniz. İyi yemek piÅŸirmeniz gerekir ama sonra da sevgiyle servis yapmanız önemlidir. Yani ektiÄŸinizi biçersiniz. Benim restoranım bir çiçek bahçesine benzer. Her ÅŸekilde, renkte ve boyutta insanlar gelirler ve hepsi benim ruhumun içeriÄŸini saklarlar. Nasıl mı? Sevgiyle! Yani bedenleri için aldıkları yiyeceÄŸi, ruhları için de alırlar."

Paulo Coelho ("Simyacı"nın ve öteki mistik kitapların yazarı)

"Ruhumun yarısı benimdir, öteki yarısı simyacıların dediÄŸi gibi dünyanın ruhudur. Bu bir gizem ve ebediyen böyle kalacak. Ama bazen bir tezahür, bir tecelli oluyor ve o zaman ruhun dünyanın bir parçası oduÄŸunu anlıyoruz. Çocukken annemin piyano çalmasını dinlerdim ve canlıyım derdim, hala da canlıyım."

Little Richard (Müzisyen, Rock´n Roll yıldızı)

"Bir insan öldüÄŸünde, o artık ölüdür. Hiçbiryere, göklere falan gidemez. Cehenneme de gidemez, Yeniden doÄŸuncaya kadar mezarda kalır. Ölü bir insan birÅŸeyin parçası olamaz, ta ki Tanrı onu güneÅŸin altına çıkarmak için mezarından çaÄŸrıncaya kadar. EÄŸer ölen annem veya kardeÅŸim deÄŸilse beni ilgilendirmez, Bir cenazeye gittiÄŸimde orada ölü ruh vardır. Birileri, ölen kiÅŸi göklerden bize bakıyor, diyorlar, ben de ölen kiÅŸi hiçbirÅŸey görmüyor, diyorum."

Thomas Lynch ("Undertaking" kitabının yazarı ve cenaze evi yöneticisi)

"Ruh bizim gömemediÄŸimiz parçamızdır. ÖldüÄŸümüzde belki ruh iÅŸi kolaylaÅŸtırmak için ÅŸarkı söylüyor ve kendisini daha rahat hissediyordur. Ben insanları toprağın altına götürüyor ve onların ruhlarının incinmemesine çalışıyorum. Ama ölülerin ruhlarının bedenleriyle ilgili olduklarını yani kalanların bedenlerine ne yaptıklarıyla ilgilendiklerini sanmıyorum."

Eunice Simpson (Spor yıldızı ve cinayet zanlısı O.J. Simpson´un annesi)

"ÖldüÄŸümüz zaman çürürüz. Tanrı ruhu alır ve çöp kutusuna koyar. Veya alır Åžeytan´a verir. Çocuklarıma daima ruhlarını satmamalarını söyledim. Çünkü ruhunuzu para için satarsanız alacaklarınız ÅŸeyler herkesin satın alacağı ÅŸeylerdir, onun yerine Tanrı´yı tercih etmeliyiz. Ben annemin ruhunun kötü olduÄŸum zamanlarda bana seslendiÄŸini duyuyor ve inanıyorum."

Aleksandar Madak (Bosnalı Hıristiyan)

"Bazı ruhlar cenneti seçiyorlar, oraya yolculuk yapıyorlar, çok güzel ormanlarda ve çayırlarda yaşıyorlar. Çok güzel kentlerde zümrüt gibi yeÅŸilliklerin içinde yaşıyorlar. O kentlerin kapısı bu dünyada en çok seven insanlara açılacak. Yaratıcı onları içeri alacak ve taçlandıracak. Göksel müziÄŸi dinlerken, yeni bir ruh olacaklar."

Ibran Imamoviç (Bosnalı Müslüman)

"Ölen insan eÄŸer cennete veya cehenneme gittiÄŸini biliyorsa bunu görüyoruz. Niçin bazıları yüzünde bir tebessümle ölüyorlar da ötekiler korkunç ifadelere bürünüyorlar? Ben cenneti kutsal kitabım Kuran´Ä±n yazdığı gibi düÅŸünüyorum.Altın duvarlar, güzel kokan çiçekler olacak, oraya ulaÅŸanlara çok güzel kızlar hizmet edecekler"

Barbara Brennan (Ruhsal Åžifa Okulu Kurucusu, Long Island, New York)

"Genellikle ciddi hastalıklarda veya operasyonlarda ruh bir krizin ne olduÄŸunu öÄŸreniyor ve deney kazanıyor. Åžifacı hastadaki ruhun öÄŸrenme çabasını tasfiye ediyor. Bir ÅŸifacı hastayı bir operasyona hazırlamak için yardım eder, enerjinin düzeyi azalırken bağışıklık sistemini güçlendirir. Hem de karaciÄŸeri temizleyerek, anesteziyi kolaylaÅŸtırır."

Marianne Williamson (Yazar ve eÄŸitmen)

20, Yüzyıl´da batı dünyası çevremizdeki ruhsal yaÅŸamı yalayıp, yuttu. Korkutucu bir materyalizmin ve teknolojinin içine gömülüyoruz. Gandi ruh gücünü veya hayvani gücü seçmemizi söylemiÅŸti. İşte bu içinde bulunduÄŸumuz dönemde çok daha önemlidir. Åžimdilerde aynı tercihi kovalıyor, bazılarımız ruhla dolu, bazılarımız da gittikçe daha vahÅŸi oluyorlar. Son otuz yılın içersinde ruhun yerine parayı koyduk. Bunun deÄŸiÅŸmesi gerek…"

Willie Brown (San Francisco Valisi)

"Sanırım herkesin bir ruhu var, politikacıların bile. Hergün ban ruhumu arıyorum ama bir ruha nasıl yetki verilir bilmiyorum. Geçenlerde Dalay Lama buradaydı, koÅŸullar ne olursa olsun egoizmanın çok dışındaydı ama kiÅŸiliÄŸi belli deÄŸildi. Muhakkak bir afiÅŸe ihtiyacı vardı. Böyle bir insan, güvensizliÄŸin travmatik noktasındadır ve inançlar hirbirÅŸeyin etkisiyle eÄŸilmezler. Bu noktada, bedeli neyse bir kurtarıcı gerekir. Ben bu ÅŸekilde özellikle politikacıların ve diÄŸer tüm zihinlerin karıştırıldığına inanıyorum."

Rocco Buttiglione (İtalyan politikacı ve felsefe profesörü)

"Karıma ve çocuklarıma ÅŸiirler okurum, onlar bunu çoÄŸu zaman sıkıcı bulurlar. Ama eve çok geç geldiÄŸim bir gece, kızlarımdan birisinin ÅŸiir okuduÄŸunu gördüm. Bana bir ÅŸiiri yüksek sesle okudu, ben de ona diÄŸerlerini okudum. SevdiÄŸimiz ÅŸiirleri birbirimize okuduk ve yorumlarda bulunduk. Bu bana ruhun korkutucu bir keÅŸfi olarak göründü. Ruhunuzu keÅŸfediyorsunuz ve yüksek bir deÄŸer vererek aydınlatıyorsunuz. Thomas Aquinas bizim yaÅŸama boÅŸ bir sayfaya benzeyen bir ruhla girdiÄŸimizi söylüyordu. YaÅŸamlarımızın ÅŸiiri bu sayfaya yazılıyor. Ebedi olmak için bu ÅŸiiri defalarca okuyoruz. Ne görüyorsak, ona baÅŸlıyoruz."

Dr. Patrick Glidden (Veteriner, Michigan ABD)

"Bir ruhu görmek için tanıdığınız bir hayvana bakın. Çok kiÅŸi ÅŸunu söyler; ´KöpeÄŸim farklı bir bireydir ve farklı bir kiÅŸiliÄŸi vardır.´ İliÅŸkimiz bize köpeÄŸin ruhunu gösterir. Yaralı bir hayvanın gözlerine baktığımızda acıyı, cefayı, karmaÅŸayı görüyorsunuz. Fakat inanıyorum ki, umutsuz vakalarda bir hayvanı uyuttuÄŸumuzda ruh bedeni terkettiÄŸinde doÄŸrudan Yaratıcı´ya gidiyor. Hayvanlar suçsuz yaratıklarb Niçin Tanrı onların çevresini iyilikle kuÅŸatmıyor?"

Peder Merio Canciani (Din görevlisi, Vatican)

"Bir akışın içindeyiz ama orada sabit duran bir aÄŸaç var. Bize ne olduÄŸumuzun güvenini veriyor ve biz ona ruh diyoruz. Sanırım hayvanlarda da böyle. Gerçekten de hayvan anlamına gelen ´animal´ sözcüÄŸü, Latince "anima"dan geliyor ve bu sözcük ´ruh´ demek. Papa Jean Paul II, yaptığı özel bir açıklamada hayvanlarda ´ilahi soluk´ olduÄŸunu söyledi. Ruhun varlığını hayvanlarda görebilirsiniz."

Thomas Moore ("Care of the Soul and Soulmates" kitabının yazarı)

"Birçok insan bu sözcüÄŸü birÅŸey anlamında kullanıyor ama sanırım ruh herÅŸey deÄŸildir. Ruhla, canı ayırmak gerekiyor. Ruh göÄŸe yükselen bir kartal gibi, can ise bir kelebek gibi dünyaya ve insanlara çok yakın. Yunanlılar daha çok kelebek anlamına yaklaÅŸtılar. Ama biz ÅŸu anki kültürümüzde, ruhu unutup, can endiÅŸesiyle yaÅŸamaktayız. Göklere yükselmek kolay deÄŸil, dünyayı kaybediyoruz. Kartal çok yükseklerden gelip alçalıyor ama kelebek çok yükseÄŸe uçamıyor."

Melvin van Peebles (Oyuncu ve yönetmen)

"Çok güzel bir Fransız ÅŸarkısı vardır; boÄŸulmakta olan bir denizcinin ruhunu bir martı kapar ve göklere doÄŸru uçmaya baÅŸlar aslında denizcinin ruhunu kurtarmaya çalışmaktadır. Ama bir kuÅŸ çok yükseklere asla uçamaz ve ruhu düÅŸürür ve ruh istediÄŸi gibi özgür kalır. Bu ÅŸiirsel tanımlama, bir insanın ölümsüzlüÄŸü ele geçirme ihtiyacıdır veya ruhun ölümsüzlük arzusunu kanıtlar."

Akihiro Miwa (Japon sahne oyuncusu)

"Ruh, henüz keÅŸfedilemeyen bir element ve evrende yözmekte. Seks yaparken bu element bir kadının vajinasına giriyor sonra rahmine çıkıyor, orada protein, kalsiyum ve diÄŸer organik madde katmanlarını örterek yeni bir ÅŸekil oluÅŸturmaya baÅŸlıyor. Dokuz ay sonra oradan yeni bir yaÅŸam doÄŸuyor. Bunu aynen bir incinin oluÅŸumuna benzetebilirsiniz."

Linda Ohler (Organ nakli koordinatörü, Fairfax, Washington)

"İnsanlar kalbir ruhumuz olduÄŸunu düÅŸünüyorlar. Bence böyle deÄŸil, üzgünüm ama kalp sadece bir organ, bir kas. KiÅŸilikleri nakledemezsiniz ve ruh nakilleri de yapamazsınız. İlk organ nakli hastalarımdan birisi genç bir kadındı, herÅŸey çok iyi gitmiÅŸti ama nakilden dört yıl sonra tıbbi yardım gerekti. Vücudu organı reddetmeye baÅŸlamıştı. Ona, ilgisi olmadığını bilerek bir tepki amacıyla bunu neden yaptığını sordum. Cevap olarak ÅŸöyle dedi; ´Gazetede kalbi benim gibi olan birisini okudum. Bir kızı öldürmüÅŸ sonra öldürülmüÅŸtü, o kötü biriydi." Yani hastam içinde kötü bir ruhun bulunduÄŸunu düÅŸünüyordu. Dayanamadım ve bunun çok iyi bir kalp olduÄŸunu söyledim., tüm yapılanların ve çabaların onu canlı tutmak için yapıldığını ve evde iki çocuÄŸun kendisini beklediÄŸini hatırlattım. Sonra düzeldi…"

Perry Farrell (Şarkıcı ve porno yıldızı)

"Annem 1962 veya 63´de intihar etmiÅŸti. Yıllar sonra geri geldi, Kokain ve eroin almış, kız arkadaşımın kollarında yatıyordum. Birden kızın sesini duydum; ´Bu senin annen, onunla konuÅŸ.´ Yin ebir baÅŸka gecede bu kez Çinli olan kız arkadaşım Yahudi ÅŸivesiyle konuÅŸmaya baÅŸladı. Annemin bedenini çaldığını söylüyordu. Bana da eÄŸer kendimi öldürürsem, kendisinin dünyada kalacağını söyledi. Bunu kim bilebilir, dedim ama o bana ruhumun bildiÄŸini söyledi. O günden beri uyuÅŸturucu kullanmaktan vazgeçtim."

Joseph Lychner (EÅŸini ve kızlarını TWA 800 uçak kazasında kaybetti)

"Pratik anlamda herkes ölümle bir olacaktır. Ama iÅŸin en güç tarafı olaydan dört ay sonra yaÅŸadığımdı. Kış geliyordu, hava erken kararmıştı. İşten çıkmış, bomboÅŸ evime doÄŸru düÅŸünerek arabamı sürüyordum. Ruhun ölümden kurtulduÄŸuna inanmıyı seçtim. Buna ihtiyacım vardı. Çünkü bir ana plana inanmamak ve ölümün ötesinde birÅŸeyleri ummamak çok zarar verici oluyor."

Aharon Appelfeld (Soykırım´dan kurtulan İsrail´li yazar)

"Çocukken çoÄŸu zaman ruhu arardım. Neyimin yanlış olduÄŸunu düÅŸünürdüm. Neden Yahudi doÄŸmuÅŸtum? Niçin ölüme mahkumdum? Bu soyut deÄŸil somut bir arayıştı. EÄŸer neyin yanlış olduÄŸunu bilirsem, deÄŸiÅŸtirebilirdim. Sonra insanların ruhu olabildiÄŸi gibi olmadığını da öÄŸrendim. İnsanlar açlık, kıtlık ve yüksek gerilim dönemlerinde ruhlarını veriyorlar. Ruhsal yönden büyüdüÄŸümü hissediyorum. Ben büyüÄŸüm, en büyüÄŸüm. İnsan olduÄŸumu ruhum varsa hissediyorum. İnsanlar bunu yitiriyorlar ve artık avcı olmaya baÅŸladılar, ortaya ruhsuz canavarlar çıkıyor. Ben runsuz insanların yüzlerini hatırlıyorum. Onların yüzleri yoktu, gülümsemiyor ve ÅŸarkı söyleyemiyorlardı."

Tony Twist (Sporcu, St Luois Blues)

"Ruhsal bir ÅŸansım olmadı. Bazen bilardo oynarken, rakibim bana ruhuna oynayalım, diyor. EÄŸer kazanırsa ruhum onun olacak. Oynuyoruz, kaybettiÄŸimde bana ruhumu aldığımı söylüyor. Hayır, diyorum, benim için deÄŸil senin için oynuyoruz."

Shirley McLaine (Aktris ve yazar)

"Cerrahlar hastanenin dışında olduklarında, birkaç damla içki içtikten sonra ruhtan söz etmeye baÅŸlarlar. Cerrahlar hastanın ruhuyla, kendi ruhlarını birleÅŸtirdiklerinde hissetmeye baÅŸlarlar. Annemi ameliyat eden cerrah, bir insanın içini açtığında ruhla karşılaÅŸtığı düÅŸüncesindeydi ve ellerinin kendisini suçlu yaptığını söylüyordu. Annem ölürken gülümsüyordu ve ÅŸeyle demiÅŸti; ´Herkesin kalbi bu odayla iliÅŸkide, bunu tam anlamıyla görebiliyorum.´ Buradaki ana konu uyanışın ta kendisi. Siz yeterince uyandınız mı? ´Contact´ adlı filmi iÅŸte bu nedenle sevdim. Bir iç yolculuÄŸu anlatıyordu. Herkes, Jodie Foster´in dünyadışı canlıları bulmasını bekliyordu ama o kendi evrenine girdi. İşte herÅŸeyin sırrı buydu."

 

 

Popularity: 63% [?]


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır | Sayfayı Gönder Sayfayı Gönder