Ruhsal Ressamlar Gerçek mi?
Birdenbire, ölmüÅŸ ölü ressamların tarzında, inanılmaz resimler yapabildiÄŸinizi farkettiniz. Picasso, Renoir, Rambrand veya Monet gibi resimler yapabiliyorsunuz. Tüm ruhsal olaylar içinde, ölüm ötesiyle ilgili en çarpıcı ve hatta tartışılamayan olay PÅŸisik yani Ruhsal Sanat´tır. Okuyacağınız olaylarda bu sanatsal garipliÄŸin gerçeÄŸi aranıyor.
İnsanlık kendini bildi bileli, öbür dünyayla çeÅŸitli ÅŸekillerde iliÅŸki kurma çabasında ve sayısız yol deneniyor ve ortaya gittikçe dah sonuçlar çıkıyor. Ruh çağırma sistemi, seanslar ve medyumlar ÅŸimdiye kadar ancak limitli ve loÅŸ bir baÅŸarı saÄŸladılar. Daima kuÅŸku duyuldu, hayaletler veya darbeci ruhlar da öyle, karşıt görüÅŸler daima hazırdı ve üstelik ÅŸarlatanların fazlalığı yüzünden gerçekçi sonuçlar kaybolup gidiyordu. Parapsikoloji de belli bir sonuca ulaÅŸamadı, metafizikle bilim öylesine karışmıştı ki, deÄŸil olayları sınamak sınıflamak dahi mümkün olamıyordu. Peki, öteki dünyanın varlığına inanç dışında nasıl inanabiliriz? Elimizde tartışılması güç olan bir tek metod var; bu yöntem en acımasız ÅŸüphecileri bile hayrete düÅŸürüyor: PsiÅŸik Sanat´dan söz ediyoruz.
3000 yıllık ruhsal sanat olabilir mi?
Aslında terminolojiye sadık kalırsak, psiÅŸik sanatı, ölen sanatçıların bizle günümüzde iletiÅŸim kurma ÅŸekli olarak deÄŸerlendirebiliriz. Hz. İsa’dan yüzyıllarca önce Delphi’de Oracle Kahinleri´nin benzer birÅŸeyden bahsettiklerine inanılıyor. Eskiden Delphi’de yaÅŸayan zenginler kahinlerden geleceklerini göstermesini isterlermiÅŸ ve kahin onlara bir resimle cevap verirmiÅŸ. İşte bu, psiÅŸik sanatın ilk örneÄŸi sayılıyor; konuyu üç kısımda inceleyebiliriz;
1- Herhangi birisi, (medyum olması ÅŸart deÄŸil) aniden Van Gogh ya da Rambrandt gibi büyük sanatçıların resimlerine çok benzer resimler çizebiliyor.
2- Veya bir medyum, aniden resim yeteneÄŸine kavuÅŸuyor ve tanımadığı ölmüÅŸ birinin resmini ayrıntılarıyla çiziyor.
3- En ilginç olanı ise, bir medyumun söz konusu kiÅŸinin geçmiÅŸ yaÅŸamıyla ilgili kabataslak bir resim yapması; bu tür resimlerin amacı, medyuma baÅŸvuran kiÅŸinin ruh düzeyini anlamak olarak kabulleniliyor.
Büyük Gasparetto
PsiÅŸik bir sanatçı olduÄŸunu iddia edenlerden çok azı trans medyumu Luiz Antonio Gasparetto kadar etkileyicidir. Gasparetto kendine özgü doÄŸruları olan bir bilinmeyen gibidir. İki saat içinde 20 tane psiÅŸik tablo meydana getirebildiÄŸi söyleniyor. Genelde resimlerini karanlıkta çiziyor ve çok deÄŸiÅŸik stillerde resim yapıyor. Ayrıca birçok ölmüÅŸ sanatçının çok zor tekniklerini uyguluyor ve hiç bir resim eÄŸitimi almamış. Resimlerinden kazanç saÄŸlamıyor ve yaptığı resimleri sadece sergiliyor. “Paul McKenna’nın Paranormal Dünyası” adlı bir TV programında Gasperatto yeni bir Picasso resmi çizmiÅŸti. Çizim anında programcılardan biri konuÅŸtuÄŸu için Gasparetto gerçekten sinirlenmiÅŸti. Fakat sonuçta resim mükemmel bir kopya olarak uzmanlarca deÄŸerlendirildi. Aslında Picasso, psiÅŸik sanatla uÄŸraÅŸanların çok raÄŸbet ettikleri bir sanatçıdır. 1970’lerde Matthew Manning adlı diÄŸer bir psiÅŸik sanatçı da Picasso ile iletiÅŸim kurduÄŸunu iddia etmiÅŸti. Fakat Gasparetto daha da ötede; iletiÅŸim kurduÄŸunu söylediÄŸi diÄŸer ressamlar Toulouse Lautrec, Renoir ve Modigliani. BitirdiÄŸi resimlerde gerçekten bu ressamların stilleri çok belirgin ve çarpıcı benzerlikler var. Resimlerin altına ruhani yaratıcıları yani ünlü ressamların kendileri imza atıyorlar. Bu imzalar da aynen asıllarına benziyorlar
Eleştirmenler ayıramıyor;
Matthew Manning, psiÅŸik bir doktor olarak ününü arttırma çabasını sürdürürken İngiltere’de psiÅŸik bir sanatçı olarak çoktan ünlenmiÅŸti. İddialarına göre, Aubrey Beardsley, Monet ve Picasso gibi ünlü ressamlarla olan iletiÅŸimi onun tanınmasına yetti. Manning´e göre, Picasso’yla iletiÅŸimi büyük ressam 1973’te öldükten üç ay sonra baÅŸlamış. İlk kitabı “Link-İliÅŸki"de iletiÅŸimin nasıl baÅŸladığını anlatıyor. Karanlık bir odada Picasso’ya konsantre olmuÅŸken aniden görülmeyen bir güç ellerini yönetmeye baÅŸlamış, görünmeyen güç o denli yoÄŸunmuÅŸ ki, iki tane kalemin ucunu kırılmış ama sonuçta ortaya bir resim çıkmış. Manning bunu kendince ÅŸöyle yorumluyor;“Hatasız bir Picasso stili; güçlü ve cesur”. Üstelik Picasso’nun sadece çizgilerini deÄŸil renklerini de kullanıyordu. 1973’teki bu garip günden sonra Manning’in ruhlar dünyasından taşıdığı resimler daha bereketli olmaya baÅŸladı. Tüm çizimleri inanılmaz bir ÅŸekilde ölü ustaların stilleriyle benzeÅŸiyordu. Öyle ki, bazen gerçek resmin hangisi olduÄŸunu karıştıran resim eleÅŸtirmenleri görülüyordu. Manning, Gasparetto’nun aksine trans haline geçmediÄŸini söylüyor ve sadece oturup, gücün kendisini yönetmesini bekliyor. Bazı eserlerin tamamlanması bir iki dakika sürüyor. Bu süre içinde Manning ne çizdiÄŸini anlayamayacak kadar hiçbir zaman kendini kaybetmiyor. Manning’de Gasparetto gibi bazı ruhsal sorunlar yaşıyor ama daha dünyevi bir mizaca sahip olduÄŸu için daha kolay atlatıyor.
Yüzyıllar öncesinden renkler akıyor;
Manning her ne kadar ürettiÄŸi psiÅŸik sanat eserleriyle gündemde olsa da, baÅŸka bir psiÅŸik sanatçı olan Coral Polge tarafından aşılmıştı. Polge’nin ismi ruhçu çevrelerce biliniyor ve gerçekten doÄŸal yetenekleriyle tatminkar sonuçlar alabiliyordu. Coral Polge eÄŸitimli bir sanatçı olduÄŸunu saklamasına raÄŸmen ürettiÄŸi psiÅŸik eserlerde öyle detaylar görülüyor ki, ÅŸüpheciler bile ÅŸaşırıyorlar. Çok normal bir çocukluk döneminin ardından Kuzey Londra Kilisesi´nde bir medyum olarak halka sunulmadan önce tanınmıyordu. PsiÅŸik bir sanatçı olduÄŸunu ise, bir medyum ona haber verene kadar kendisi de bilmiyordu, medyum “Genç bayan, siz psiÅŸik bir sanatçısınız” demiÅŸti . Bu olaydan sonra arkadaÅŸlarının ve ailesinin yardımıyla yeteneÄŸi daha da geliÅŸti. İlk önce ölü ressam Masaccio ile iletiÅŸim kurdu. 1400’lü yıllardan bu yüzyıla sanki renkler akıyordu. Polge bu ressamın Giovanni Masaccio olduÄŸunu söylüyordu ama asıl adı Tommaso diyordu. Gerçekte ünlü ressam, “San Giovanni Tommaso” adındaki kentte doÄŸmuÅŸtu, böylece Polge’nin bu ismi söylerken aslında ÅŸehri kastetmiÅŸ olduÄŸu anlaşıldı. Yardımcılarıyla beraber Polge ÅŸu an yılda 2000 ile 3000 arasında psiÅŸik resim yapabiliyor. En büyük yardımcısı Fransız pastel portreci Maurice De La Tour’du. O günlerde medyumun biri, Polge’yi 18.Yüzyıl kıyafetleri içindeki biriyle gördüÄŸünü söyledi. Polge´da görüntüler görüyordu, medyum Helen Duncan’ın transa girdikten sonra beyaz bir ektoplasma (Bazı medyumların trans altında çıkardıklarına inanılan organik bir madde) ürettiÄŸini ve bunu aÅŸk büyüsünde kullandığını söylüyordu.
İki aileyi birleştiren tablo;
“İngiltere’nin Ruhsal Liderleri” adlı toplantıda Polge bir resim çizdi. Resim yaÅŸlı bir adamın portresiydi ve Polge adamın ceketinin mutlaka “yeÅŸil” renkte olması gerektiÄŸini söylüyordu. Daha sonra yapılan araÅŸtırmalarda portredeki adamın kimliÄŸi ortaya çıkarıldı ve yaÅŸlı adamın yaÅŸayan tek akrabası olan torunu bulundu. Bir kadındı ve kızlık soyadının “Green” yani "yeÅŸil" olduÄŸu anlaşıldı. İşte resmin ifade ettiÄŸi buydu. Önceden olay hakkında bilgisi olmayan kadın resmi görür görmez hemen tanıdı, bu kiÅŸi dedesi Herbert Light’tı. Polge daha sonra bu adamın bir fotoÄŸrafını istedi ve detayları karşılaÅŸtırdı, hiçbir ayrıntı atlanmamıştı. Bu olay “National Enquirer” adlı dergide ele alındı. Yazı dergide yayımlandıktan sonra muhabire Kanada’dan bir mektup geldi. Mektubu yazan kiÅŸi, bu adamın dedesi olduÄŸunu iddia ediyordu. Sonra anlaşıldı ki, dede iki kere evlenmiÅŸti ve aile aÄŸacının bir dalı Kanada’ya kadar uzanıyordu. Adamın ilk evliliÄŸi de böylece ortaya çıkmış oldu ve birbirinden habersiz iki aile birleÅŸtiler. Daha ilginç bir olay Polge’nin medyum David Young ile yaptığı bir seansta, çizdiÄŸi genç kadın portresiyle ortaya çıktı. Seans, "Britanya Ruhsal AraÅŸtırmalar DerneÄŸi" nde yapılmıştı. Polge’nin bu kez yaptığı portre, seansa konuk olarak katılan Mrs. Eley’in yeÄŸeniydi. Polge ve Young kızın büyü etkisi altında olabileceÄŸini söylüyorlardı. Fakat kızın yanında bulunan teyzesi yani Mrs. Eley, yeÄŸeninin saÄŸlıklı ve iyi olduÄŸunu söylüyordu. Bunun üzerine Polge, ÅŸu an olmasa bile gelecekte böyle birÅŸeye maruz kalabileceÄŸini açıkladı. Bir kaç hafta sonra Mrs Eley Polge’yi ziyaret etti ve gerçek öyküyü anlattı. Polge’nin resmini yaptığı gün yeÄŸeni Gwynneth Richards’ın aniden tuhaflaÅŸtığını, renginin deÄŸiÅŸtiÄŸini ve ölü büyükannesiyle kendi kendine konuÅŸmaya baÅŸladığını sonra da bayıldığını anlattı. Böylece olay açıklığa kavuÅŸmuÅŸtu. Ama neydi? Büyü mü yoksa Polge´un bir etkisi mi?
Gizemli tuvaller
Manning ve Coral Polge, psiÅŸik sanatla uÄŸraÅŸmaya baÅŸlamadan önce paranormal birçok olayla ilgiliydiler. Böylece öte yanla kurdukları iliÅŸkinin daha saÄŸlıklı olacağını söylüyorlardı. Fakat Patrick Gamble öyle deÄŸildi, 4.5 yıl önce parapsikolojiye ilgisi olmayan iyi bir müteahhit ve aile babasıydı. Fakat birgün hayatı tümüyle deÄŸiÅŸti. O gün, Patrick’in bir arkadaşı ona kalem, tuval ve yaÄŸlı boya çeÅŸitleriyle ziyarete geldi. Patrick, bunların hepsini yeni evinin çatısına kaldırdı, aslında sanatla hiç iliÅŸkisi yoktu ve güçbela birÅŸeyler çizebiliyordu. Fakat o akÅŸam kendisini tuhaf hissetti ve ÅŸansını denemek istedi. Birkaç denemeden sonra Patrick tuvale yaÅŸlı bir adamın yüzünü çizdi ve aniden korkuyla yerinden sıçradı. Tuval 1’e 2 m. boyutlarındaydı ve Gamble tuvaldeki yüze baktıkça tüm hayatı gözlerinin önünden geçiyordu. O günden sonra Gamble 70 tane yaÄŸlı boya ruh resmi yaptı ve biriktirdi. Bazı portreler, tuvalin tamamını kaplayacak büyüklükteydi. Ruhlar doÄŸal kaynaklı maddelerden oluÅŸtuÄŸuna inanıyor ve onların yaÄŸlı boyayı bu nedenle seçtiklerini söylüyordu. Ama Gamble, resimlediÄŸi ruhlar hakkında çok az ÅŸey biliyordu. Yalnız Mark isimli 20 yaÅŸlarında ölen bir ruh dışında; birçok ruh Gamble ile çalışıyordu, birisi de Tibetli bir keÅŸiÅŸti. Gamble bir kerede 6 ruhla çalışabiliyor. Tüm bunlar Gamble’nin zihninde bir görüntü oluÅŸmasıyla baÅŸlamıştı. Bunlar ya berrak rüya idi ya da günlük iÅŸleri arasında meydana gelen bir tür flaÅŸ görüntüler. Ve sonuçta oturdu ve zihnindeki tüm görüntüleri tuvale döktü. Biten resimlerin hepsinde Amerikan kızılderili manzaralarına yer vermiÅŸti. Gamble ayrıca, evrenin resimlerini de çiziyordu.
Resimler neye yarıyor?
Gamble, bir gece uyurken bir kızılderili rüyasında onu takip etmesini söyledi. Bulutlar üzerinde dolaÅŸtılar fakat sanki yaÅŸam baÄŸları onu arkasından çekiyormuÅŸ gibi kızılderiliye yetiÅŸemiyordu. Bu sırada bir yunus ruhu ona yardım etti. Daha sonra evreni sanki yanlarından geçiyormuÅŸ gbi dikkatle incelemeye baÅŸladılar. Gamble, bugün bu olayı psiÅŸik sanatının ilerlemesinde büyük bir adım olarak nitelendiriyor. O gece, Gamble odasında oluÅŸan bir sesle uyandı. Işığı yaktı ve ona doÄŸru uçan parlak renklerle bezenmiÅŸ, muhteÅŸem bir kuÅŸ gördü. O an nefes nefese kalmıştı, sonra tümü yokoldu. Bir diÄŸer ilginç olay ise Gamble’nin duyularının genelde rastlantılardan etkilenmesidir, bu da bizi birkaç yıl öncesine götürüyor. Bir medyumun tavsiyesi üzerine yaÅŸlı bir kadın Gamble’yi ziyaret etmiÅŸti. Gamble ona resimlerinden birini vermesi gerektiÄŸini ve en uygun resmin “The Last Journey” (Son Yolculuk) olduÄŸunu biliyordu. Gamble daha sonra yaÅŸlı kadının oÄŸlunun denizde öldüÄŸünü ve resmin kadına huzur verdiÄŸini öÄŸrendi. Patrick Gamble kendine verilmiÅŸ bu muhteÅŸem ruhsal hediyenin nezaman son bulacağını ve onu nereye götüreceÄŸini bilmiyor. Fakat ÅŸimdi insanlara verdiÄŸi huzurdan dolayı gururlu ve mutlu. İsterseniz ve İngiltere´ye yolunuz düÅŸerse, siz de bu resimleri Granities Galeri, Tokenbury Corner ve Cornwall’da görebilirsiniz.
İletişim kanalı
PsiÅŸik sanatçı Tony Katz, Stanstead Hall’da Arthur Findlay Kolleji’nde yorumcu olan Gaby Chiappi ile ruhsal bir baÄŸlantı kurdu ve ruhsal portreye baktıktan sonra birlikte bir seans yapmayı rica etti. BuluÅŸmaya gitmeden önce ruh aleminden gelen esin ile iki resim çizmiÅŸti. Bunlar Chiappi’ye göstermek için birer kanıttı. Katz, koleje gidip portreleri ona gösterdiÄŸinde Chiappi bu iki resmi anımsayamadı. Ama ihtiyar adam resmini okul müdürü gördü. Müdür, resimdeki adamı hemen tanıdı. Bu, ölen babasının bir portresiydi. Ayrıca Katz, resmin altına çınar aÄŸaçları çizmiÅŸ, Peterson ve James isimlerini yazmıştı. Müdür daha sonra çınar aÄŸaçlarının çok olduÄŸu bir sokakta oturduÄŸunu, komÅŸularının Peter ve oÄŸlu James olduÄŸunu ayrıca Peter vefat ettikten sonra James’in de intihar ettiÄŸini açıkladı.
Popularity: 53% [?]
Sayfayı Yazdır
|
Sayfayı Gönder



