Reenkarnasyonun Babası ne diyor?

" Yeniden Doğacağız! "

Reenkarnasyon yani ruhun beden deÄŸiÅŸtirip yeniden doÄŸması, günümüzde popüler bir inanç halinde. Uzak DoÄŸu´da dinsel oluÅŸumun bir parçası olan reenkarnasyon, batıda bilimsel düzeyde de büyük ilgi görüyor ve bilimsel platfromun en önemli ismi de, yaklaşık kırk yıldır reenkarnasyonu araÅŸtıran Virginia Üniversitesi Profesörlerinden Stevenson´la yapılan özel bir söyleÅŸiyi yayınlıyoruz.

60´lı yıllardan beri, Psikiyatri Profesörü Dr. Ian Stevenson, Virginia Üniversitesi KiÅŸilik Çalışmaları Bölümü´nü yönetiyor, Hindistan, Afrika, Yakın ve Uzak DoÄŸu´dan derlediÄŸi önemli olaylarla tanınıyor ve hala dünyanın neresinde olursa olsun, küçük bir çocuÄŸun alışılmadık bir geçmiÅŸ yaÅŸam öyküsünü anlattığını duyduÄŸunda ilerlemiÅŸ yaşına raÄŸmen gidip araÅŸtırıyor. Bu çocuklar, geçmiÅŸ yaÅŸamlarındaki evlerini, komÅŸularını, yaÅŸayan arkadaÅŸlarını ve iliÅŸkilerini anlatıyorlar. Olayları hatırlıyorlar ve korkunç ölümlerini anlatıyorlar, bazıları vücutlarında ölümlerinden kalma yara izleri taşıyorlar. Bütün bu insanların öyküleri, boyalı basında her an yer alıyor; tahmin edildiÄŸi gibi bu tür düzeysiz yaklaşımlar ciddi araÅŸtırmaları etkiliyor. Bu baÄŸlamda Stevenson´un, tek yönde yoÄŸunlaÅŸtığı görülüyor, çalışmalarındaki titizlik, objektivizm ve metodolojik kusursuzluk dikkat çekiyor. Washington Üniversitesi Psikiyatri Bölümü´nün eski baÅŸkanı Herbert Ripley; "Yetenekli ve dürüst birisinin böylesine tartışmalı bir alanda araÅŸtırmalar yapıyor olması bizim için ÅŸanstır." diyor. Dr. Harold Lief, "Journal of Nervous and Mental Diseases" dergisindeki yazısında "İkisinden birisi geçerli, Stevenson ya dev bir hata yapıyor, ya da 20. Yüzyıl´Ä±n Galile´si olarak tanımlanacak." diye yazıyordu.

2500 olayı derlemeyi başardı.

Stevenson, 31 Ekim 1918´de Montreal´da doÄŸdu, İskoç bir avukatın oÄŸluydu, İskoçya´da tıp eÄŸitimi gördü, II. Dünya Savaşı´nın bitiminde, Montreal McGill Üniversitesi´ne geçti. Çalışmalarını önce psikosomastik hastalıklara sonra psikiyatriye yöneltti, Freudian Psikoloji alanında uzun araÅŸtırmalar yaptı; bugün ise gülümseyerek ÅŸöyle diyor; "Eminim ki, Freud bir gün komik bir figür olacak, onun klinik deneyleri temel alan ilk kitabını okuduktan sonra oturup düÅŸündüm; bana göre teorik düÅŸüncelere dalmış, bunları konuya sokuÅŸturmuÅŸ ve araÅŸtırma yapma ilgisini kaybetmiÅŸti. Freud, konik bir teori oluÅŸturarak çalışma modelini sona erdirdi ve bunun yerine minicik bilgileri temel alan uydurmaları dayanak olarak kullandı." EvlendiÄŸi Ruth Stevenson, bir kütüphaneciydi ve ruhsal olaylarla ilgiliydi ama eÅŸinin ilgisi Stevenson´u o kadar etkilemiyordu, bugün ise; "Gerçekte, bu konu bana hiçbirÅŸey getirmedi, isterdim ama olmadı, merakım bazen başıma dert açıyor." diyor. 1957 yılında, Virginia Üniversitesi´nde ÅŸef psikiyatr olarak atandı ve bugün hala orada KiÅŸilik Çalışmaları Bölümü´nü yönetiyor. Sayısız profesyonel psikiyatrik makalenin yazarı ve iki önemli psikiyatrik text yayınladı, bu çalışmalarında röpörtajlar ve tanılar yer alıyordu. 1964´de, psikiyatri çalışmalarını durdurdu ve ruhsal olayları araÅŸtırmaya yöneldi, özellikle reenkarnasyon üzerinde duruyordu. Bu yöneliÅŸ ona para kazandırdı, ÅŸanslıydı; " GeçmiÅŸ Enkarnasyon iddialarının ve Anıların YaÅŸamsal Kanıtları" adlı çalışması 1960´da yayınlandı ve Xerox fotokopi makinasının bulucusu Chester Carlson´un dikkatini çekti ve Carlson ilk olarak Stevenson´un çalışmalarını sürdürebilmesi için bir fon oluÅŸturdu. Çalışmalar büyük giderler gerektiriyordu, örneÄŸin 1966-1971 arasında yılda 90.000 km yol yaptı, bazen tek bir vaka için 25 kiÅŸiyle görüÅŸmesi gerekti. Åžu anda Stevenson´un arÅŸivinde, 2.500´den fazla vaka dosyası var ve hala ele alınmamış ve çok para gerektiren araÅŸtırmalar bulunuyor. Carlson 1968´de öldüÄŸünde, Stevenson´u üniversitede sözü geçen bir konuma getirmiÅŸ ve vasiyetine kurduÄŸu fonun gelirinin Stevenson´un çalışmalarını daima finanse etmesini yazmıştı.

Stevenson, medyadan ÅŸikayetçi…

Aradan geçen uzun yıllardan sonra Stevenson, geçmiÅŸ yaÅŸam iddialarını araÅŸtırmaya devam ediyor, artık özellikle çocuklardan kaynaklanan iddialara öncelik veriyor, dikkatini "Hayal Anılar"la, "Davranış Anıları" arasındaki farklara yöneltiyor. Bilinçli anılara yani hayal anılara sahip olmayan bir çocuÄŸun, geçmiÅŸ yaÅŸamından gelen ilgileri, yetenekleri ve fobileri (Davranış anıları bunlardır) deneylerle ortaya çıkarılabilir ve bunlar geçmiÅŸ yaÅŸamın unutulmuÅŸ bilgileri olabilirler ve belki de reenkarnasyon, insan kiÅŸiliÄŸinin aslını ve özelliklerini açıklayabilir ve bu buluÅŸ, diÄŸer kuramların tüm açıklamalarının hatalı oldukları anlamına gelecektir. Stevenson son zamanlarda, doÄŸum iÅŸaretleri ve bedensel eksikleri özellikle inceliyor. Dev bir çalışmayı oluÅŸturma yolunda ve gelecekteki yayınlarının öncekilerle bütünleÅŸmesi halinde çok önemli bir adımı atmış olacağına inanıyor. Stevenson´un Virginia Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan eserleri arasında; "İddia Edilen 20 Reenkarnasyon Vakası - Türlerine göre Reenkarnasyon Olayları (4 cilt) - Bilinmeyen Dil; Xenoglossy ve Telepatik İzlenim Konularında Yeni Çalışmalar - 25 Yeni Olayın Raporu" bulunuyor. Stevenson son zamanlarda, ortamdan pek hoÅŸnut deÄŸil, isteÄŸini yitirmiÅŸ görünüyor, özellikle tv kanallarında, gazetelerde ve magazin dergilerinde yer alan yalan ve çarpıtılmış reenkarnasyon haberlerinden ÅŸikayetçi, bir dönem Virginia´dan ayrılarak İngiltere´ye Cambridge´e oradan da Hindistan´a gitti. Åžu sıralarda Stevenson Ekibi, Charlottesville´de dünyanın çeÅŸitli yerlerinden getirilmiÅŸ ilginç eÅŸyalarla dolu bir evde çalışıyor. Halen 70´li yaÅŸların ortasına varan Stevenson, sessiz ve çekingen olmasıyla tanınıyor. Åžimdi onun üç yıl önce tanınmış Amerikalı gazeteci Meryle Secrest ile yaptığı söyleÅŸiye yer verelim;

"Önemli olan çocukların söyledikleri;"

Soru: Son kitaplarınızdan olan "GeçmiÅŸ YaÅŸamlarını Hatırlayan Çocuklar" da, çok nadir olaylara yer veriyorsunuz. Bu kitap neden önceki kitaplarınızdan farklı ve önceki tüm belgeli olaylardan daha etkili?

Stevenson: Bana da öyle geliyor, elimdeki tüm olaylar geniÅŸ bir dağılıma sahip deÄŸil, ayrıca önceki çalışmalarımda olayları olduÄŸundan az etkili göstermiÅŸtim. ÖrneÄŸin "Yirmi Reenkarnasyon Vakası" bir best-seller olmuÅŸtu ama bilimsel bir eser olmaktan çok ötedeydi, yedi dile çevrilmiÅŸ, 50.000 adet satmıştı ve yirmi yıllık bir dönemi kapsıyordu. Okuyucuların arasında bilimciler yoktu ve biraz da halk iÅŸiydi. Kısacası, oradaki olaylar tıp ve psikoloji alanında ayrınlatılması gereken problemlere neden oldular. Tatmin olmamaya baÅŸlamıştım, geliÅŸen psikoloji metodları insanlara daha çok yardımcı oluyorlar, yetersiz kalıyordum. Geleneksel kuramlara göre düÅŸünürsek insan kiÅŸiliÄŸinin genetik maddesinin yapımı doÄŸal olarak atalarından annesi ve babasının aracığılıyla oluÅŸur ve buna deÄŸiÅŸimin etkileri katılır. Bu etkiler, doÄŸumdan önceki ve sonraki çevreden gelirler. Fakat, ortaya çıkardığım bazı olaylar yeterince tatminkar deÄŸildi, yani genetik ve çevre etkileri açıklamaları veya ikisinin kombinasyonu… Ben, özellikle erken çocukluk fobilerini araÅŸtırıyorum ve doÄŸadışı görünen bilinenin ötesinde yetenekleri ortaya çıkardım ve bunların kendiliÄŸinden geliÅŸmiÅŸ olduÄŸu görülüyor. Bunu destekleyen inandırıcı çocuk örnekleri var; hatalı seks doÄŸumları, damar tıkanıklığından gelen deformasyonlar ve tek yumurta ikizlerinin aralarındaki farklılıklar, ayrı beslenme alışkınlıkları ve hatta benzeri olaylar gibi akıldışı olaylarla karşı karşıyayız. Öyleyse, daha ciddi ve araÅŸtırıcı olmak zorundayız. İşte bunları anlatmak istedim.

Soru: Bu tür bir çalışma ilk kez mi yayınlandı?

Stevenson: Evet ve tüm dünyada eÅŸi yok. Hindistan´da bir bilim ekibiyle beraber çalıştım ve ÅŸimdi bağımsız araÅŸtırmacılığı baÅŸlattım.

Soru: Olayları izleyecek misiniz veya tepkileri mi bekleyeceksiniz?

Stevenson: İkisini birden; elimde çok fazla bilgi var, bunları çalışma alanımdan çıkarmak istiyorum. Daha çok yazmak istiyorum ama kitap yazmaktan söz etmiyorum çünkü kitaplar yazarın ölümünden sonra da yayınlanıyorlar; bunu sevmiyorum.

Soru: Çocuklarla ulaÅŸmak istediÄŸiniz hedefe ne zaman ulaÅŸacaksınız?

Stevenson: Bu amaç 60´ların sonunda oluÅŸtu, Hindistan´a gittikten sonra… YetiÅŸkin insanlar bana yazıyorlardı ve ben sonraları olayların çoÄŸunun deÄŸersiz olduÄŸunu görmeye baÅŸladım. Bilinçaltının etkilerini gerçek olarak kontrol edemezsiniz, yetiÅŸkinler bunu açığa vuruyorlar. Küçük bir çocuÄŸun öÄŸrendiÄŸi bilginin deÄŸeri daha yüksek, daha kolay anlaşılıyor ve daha güvenli, özellikle küçük bir Asya köyünde yaÅŸayan bir çocuksa. Buralarda, büyüleyici ve önemi olan olaylar elde ettim. Açıkçası, çocuklar küçükken çok fazla bilgiyi özümlüyorlar. Birbirlerine çok uzak kentlerde yaÅŸanan ölümlerle ilgili çok fazla bilgi paketleri oluÅŸtu. Kuzeybatı Kuzey Amerika´da ve Burma´da çok olaya tanık oldum. Bir olasılık var; bazı yetiÅŸkinler veya büyük çocuklar ölmüÅŸ bir kiÅŸi hakkında konuÅŸuyorlar ve küçük çocuklar bunları duyup özümlüyorlar ve böylece soru cevaplanıyor. Ama böyle deÄŸil, sonuçlar var ve ben Hindistan´dan örnekler verebilirim, çok büyük uzaklıklar arasında iliÅŸkiler var, örneÄŸin 25-50 km veya daha çok uzaklıklar gibi, köylerin arasında iliÅŸki yoktu. Çocuklar hiç bilmedikleri yerler ve insanlar hakkında kesin bilgiler verdiler.

"Bilgiler kayboluyor…"

Soru: Kesin sonuçlar veren çocuklar buldunuz ve anlattıklarının ailelerinin geçmiÅŸleriyle iliÅŸkili olmadığını da kanıtladınız. Ama, çocukların geçmiÅŸ yaÅŸam öykülerinin fobilerle veya travmalarla doÄŸrudan iliÅŸkili olduÄŸu geçerli bir görüÅŸ olara halen yerinde duruyor ve siz o çocukların psiko-kiÅŸiliklerinden söz ediyorsunuz? Peki, o zaman kalıtım düÅŸüncesi yeterli bir açıklama olamaz mı?

Stevenson: Bu doÄŸru; çevresel etkileri görmek çok kolay. ÖrneÄŸin ünlü besteciler gibi yani Bach, Mozart veya Beethoven´den söz ediyorum. Bunların babaları da çok iyi müzisyendiler. Ama Handel´i ne yapalım? Ailesinin müzikle hiç iliÅŸkisi yoktu ve babası bu konuda çok katıydı. Veya modern hemÅŸireliÄŸin kurucusu Florence Nightingale´i ele alalım; çocukluÄŸunun çok ötesindeydi ve seçimini çok ileri yaÅŸlarda yapmıştı. Sonsuz örnekler verebilirim ve bunları geçerli kuramlarla açıklamak güçtür. Ama eÄŸer bir reenkarnasyon olasılığını kabul edersek, eÄŸlendirici bir yön yakalayabiliriz. Bu çocuklar, güçlü beÄŸenilerin veya hoÅŸnutsuzlukların kanıtı olabilirler, hatta yeteneklerin ve hatta dahiliÄŸin doÄŸal sonuçları önceki yaÅŸamlardan gelebilir. Ben, bazı çocukların yeteneklerinin, önceki yaÅŸamlarından geldiÄŸi düÅŸüncesindeyim.

Soru: GeçmiÅŸ yaÅŸamını anımsayan bir çocuk için ne önerirsiniz? Bir yöntem var mı?

Stevenson: Bir çocuk önceki yaÅŸamını anımsıyorsa, bunda bir zarar veya kötülük yok. Ben bir çocuÄŸun doÄŸum iÅŸaretleriyle veya doÄŸuÅŸtan gelen sakatlığıyla kısmen ilgileniyorum. Bir vakada, çocuÄŸun ve büyükbabasının vücutlarında aynı yerde, iki aynı pigment lekesi vardı ve bunun nedeni genetikti ama aynı çocuk büyükbabasının küçüklük ve gençlik yaÅŸamını da biliyordu. nasıl? Parmaksız, dilsiz veya elsiz doÄŸan bir baÅŸka çocuÄŸu ele alalım ve önceki yaÅŸamında cinayetten öldüÄŸünü anlatıyor olsun. Ona kusurluluÄŸun nedeni belki bu yolla anlatılabilir ama bu yöntem pompalamak gibi oluyor ve ben çocuklarla böyle konuÅŸmayı sevmiyorum.

Soru: Çocukların ailelerinden gelen veya iki aile karşılaÅŸtığında olanların bilgisi kayboluyor mu?

Stevenson: Ben çoÄŸu zaman, olaylar olduktan sonra ulaÅŸtım. Önemli bilgiler kayboluyordu, anlatılanları hep kaydettim ama çoÄŸunlukla çocuklar konuÅŸmaktan utanıyorlardı ve ailelerinin anlattıklarını onların aÄŸzından duyamıyordum. MeslekdaÅŸlarım ve ben çocukların öteki ailelerle beraber olduklarında söyledikleriyle, sonradan söylediklerini ayırmaya çalıştık. Kabul etmek gerekir ki, ikincisinin deÄŸeri daha az. Kesin olarak vurgulayamam ama bir çocuk önceki yaÅŸamını hatırlamaya baÅŸladıysa bu üç yaÅŸ civarında oluyor ve çocuk konuÅŸup anlatıyor. Bundan öncesinde birÅŸey anlamak mümkün deÄŸil, beÅŸ yaşından sonra yaÅŸamında baÅŸka ÅŸeyler oluyor ve unutmaya baÅŸlıyor.

Soru: Çocuklar hangi sıklıkta geçmiÅŸ yaÅŸamlarını hatırladıklarını iddia ediyorlar?

Stevenson: Olayların tekrar sıklığını henüz bilmiyoruz. Biz sadece, bize gelen olayları biliyoruz, Kuzey Hindistan´da her 500 kiÅŸide bir olaya rasladım, olaylar genelde hafife alınıyor ve ailenin ötesine ulaÅŸmıyor. Birçok kültürde reenkarnasyon kabul edilir ama aileler çoÄŸu zaman bu tür anıların zararlı olduÄŸunu düÅŸünüyorlar ve bu yüzden çocukların anlattıkları yok olup gidiyor. Aileler, katledilmiÅŸ veya katil olan çocuklara sahip olma fikrinden hoÅŸlanmıyorlar.

"Hatırlamada ölümün ÅŸekli önemli…"

Soru: Hatırlama olayları hangi temayüllerle ilgili?

Stevenson: VahÅŸi ve acı ölümler önemli bir faktör. Altı ayrı kültürde, 700 olay var, bunların % 60´Ä± kötü birer ölümü hatırlıyorlar. Ama bunlar, gerçekten yeterli olabilir mi? Karmakarışık kazalar, cinayetler ve intiharlar daha fazla dikkat çekiyor. Çocuklar genelde, önceki yaÅŸamlarının ancak son birkaç yılını anımsıyorlar ve % 75´i ölümlerini anlatabiliyorlar. EÄŸer ölüm sert bir ölümse, çok ayrıntılı detayları verebiliyorlar.

Soru: Kızlar, erkekler diye bir farklılık var mı?

Stevenson: Evet, kızlara göre oÄŸlan çocuklar daha öndeler. Bir kızın geçmiÅŸinde kötü bir olayın olması ve hatırlanması, o toplumlarda gelecekte evlenememesine neden olabilir. Dünyanın her yerinden 1995 kayıtlı olayın % 62´si erkek çocuklardı. Bir açıklama getiremem ama galiba erkekler kötü ölümlerle daha çok karşılaşıyorlar.

Soru: Batı uygarlığının çoÄŸunluÄŸu reenkarnasyon düÅŸüncesine alaycı bakıyor, neden?

Stevenson: Tek bir açıklama bulmak güç, bazı güney Avrupalu hıristiyanlar reenkarnasyona inanıyorlardı, ta ki MS 553´de Nice´de yapılan dini toplantıda bu tür inançlar yasaklanana kadar. DüÅŸünür Plato, "Cumhuriyet" adlı yapıtında, gelecekteki yaÅŸamlarını seçen ve yeniden doÄŸan ruhlardan söz ediyordu. Schopenhauer daha ciddiydi ve Voltaire´in bir zamanlar bilinen yeniden doÄŸma inancı karşısında gözlemleri bir sürpriz olmamıştı. Henüz bilim dünyası, ölümden sonra yaÅŸama inanmıyor. Sanıyorum ki, Darwin´in yaklaşımı ruhun tahtından indirilmesinde katkıda bulundu. Reenkarnasyon düÅŸüncesi, kısmen sıkıcı olabilir çünkü hatalı olarak çok fazla sergilendi ve benimsendi. ÖrneÄŸin, Hinduist ve Budist inançlarda bir hayvan olarak yeniden doÄŸmaya inanılıyor. Bu doÄŸru olamaz.

Soru: Bu durumunuz, gelgit olayında yüzmeye benziyor?

Stevenson: (Gülerek) Zindelik veriyor…

Soru: Çalışmalarınıza karşı yapılan eleÅŸtiriler ne düzeyde?

Stevenson: Birçok insan, reenkarnasyona inanıyor. EÄŸer bir çocuk, önceki yaÅŸamından söz ediyorsa en çok karşılaÅŸtığım iddia, ailesinin yönlendirdiÄŸi veya çocuÄŸun çevre bilgisiyle beslendiÄŸi ÅŸeklinde. Bu tür sosyo-psikolojik yorumlara açığım ama çalışmalarım bu yönde deÄŸil. Bir olayı öÄŸrendiÄŸim zaman, böyle olasılıkları elemine etmiyorum, aksine herÅŸeyi normal kanallardan öÄŸrenmek istiyorum. Önceki yaÅŸamınızda, bir bıçak yarasıyla öldürüldüÄŸünüze inanıyorsanız, bu sizde bir fobi yaratabilir ve bıçaklardan korkarsınız ve bu fenomen psikolojik bir ÅŸekilde de yorumlanabilir. Bir sürü tartışma var; bir çocuk çok uzakta bir yerde yaÅŸayan bir aile hakkında, kendi ailesinin hiç bilmediÄŸi ÅŸeyler söylüyor ve beni eleÅŸtirenler hala benim birÅŸeyleri gözden kaçırdığımı söylüyorlar oysa çocuk ancak ölüm aracılığı ile bunları öÄŸrenebilir.

Soru: Olayların neredeyse tümü neden Asya´da? EleÅŸtirmenler batıda eleÅŸtirecek bir olay bulamadılar mı?

Stevenson: Nasıl olabilir ki? çocuk psikologları, psikiyatristleri, pedagoglar, aile doktorları, anneler, babalar varken çocuk nasıl böyle ÅŸeyler söyleyebilir ki? Her an gözleniyor ve üzerinde dış deÄŸerler oluÅŸturuluyor. Çocuklar geçmiÅŸ yaÅŸamlarını ya oynarken, ya da çizerken hatırlıyorlar.

Soru: Yeni kitabınızda, reenkarnasyon düÅŸüncesiyle ilgili tartışmalı kavramlara yer verilmiÅŸ, toparlayabilir misiniz?

Stevenson: Tartışılan tek bir kavram var, o da Hinduların "karma" dedikleri ÅŸeyi kapsadığı, özellikle de yaptığına karşılık veren bir karma kavramı…

Soru: Tepki veren bir karma oluÅŸumu, hiç hoÅŸ bir düÅŸünce deÄŸil. Bu yaÅŸamınızda yaptığınızı, gelecek yaÅŸamınızda ödeyeceksek, böylesine cezalandırıcılık kötülük yapmakla eÅŸ deÄŸerde olmuyor mu?

Stevenson: Birilerine göre böyle ama daha özgün olabilir. Neden-sonuç iliÅŸkisine dayanan bir karma fikrinin hiçbir kanıtı yok ama sürekli yaÅŸamların varolduÄŸuru sanmak ve ıslah edici olduÄŸunu düÅŸünmek inançların bütünlüÄŸü olabilir. Lübnan´da bir Dürzi ile çalışmıştım, Tanrı´nın kendisini çeÅŸitli yaÅŸamlar yaÅŸamak için dünyaya yolladığına inanıyordu, bir balıkçı, bir banker veya bir korsan… Fakat her yaÅŸamında daha iyiye gidecekti. Banker yaÅŸamında daha zengin ama daha namuslu olacaktı ve bunlar "Yargı Günü" nde hesaplanacaktı. Tek bir yaÅŸamda hiçbirÅŸey yapılamaz, hiçbirÅŸey düzeltilemez ve anlaşılamazdı.

Hipnoz, yanlış ve tehlikeli bir yol…

Soru: İnsanlar çok kolay kandırılıyorlar ve hemen inanıyorlar fakat sizin durumunuzda ve düÅŸüncelerinizde görülüyor ki reenkarnasyon asla kanıtlanamayacak, öyle mi?

Stevenson: Kimseyi zorla veya azarlayarak inandırmak istemiyorum. Bu kitapta, reenkarnasyon fikrini anlattım, öteki kitaplarımda örnek olayları vermiÅŸtim. Ben diyorum ki, reenkarnasyon kabul edilebilir ve inançları asla zorlamaz. Tüm çalışmalarımda bir ihmal arayarak çok derinlere indim ve bana karşıt bir kanıt getirmediler. Zaman içinde daha uygun kanıtlara ulaÅŸacağız. Ben bir misyoner deÄŸilim. Hindistan´da bir bilge olan Ramakrisnha Swami ile görüÅŸtüm, bana ne yaptığımı sordu; doÄŸal bir heyecan duyduÄŸumu söyledim. Uzun bir sessizlikten sonra cevap verdi; "Biz, reenkarnasyonun gerçek olduÄŸunu biliyoruz fakat bu bir üstünlük getirmez, burası Hindistan, dolandırıcılar ve kötüler batıda olduÄŸu gibi burada da var."

Soru: Hipnoz altında geçmiÅŸ yaÅŸamlara dönüldüÄŸü iddiaları ve sayısız sahtekarlık var. Ama siz taraftar olmasanız da, bunu pek dışlamıyorsunuz?

Stevenson: Deneylerime göre, neredeyse tüm önceki yaÅŸam iddiaları hipnozla uyanabiliyor ama hayallerin etkisi burada çok fazla ve zor bir iÅŸ bu, uzun, sabırlı ve gayretli bir çalışmanın sonucunda hipnotistin etkisi altında kalınabilir. Hipnoz altında her tür telkine açık olunabildiÄŸi sır deÄŸildir ve bu tür bir araÅŸtırma gerçekten çok tehlikeli olabilir. Bazı insanlar anılarından çok korkuyorlar ve bu yüzden de hipnoz altında çok geri zamanlara gitmeyi reddediyorlar. Bu zor ve tıp eÄŸitimi gerektiren bir iÅŸ, aldatıcı ve fazla heveslendirici…

Soru: Sahtekarlara çok rasladınız mı?

Kennedy, Türkiye´de bir Alevi çocuÄŸu olarak doÄŸdu mu?

Stevenson: Fazla deÄŸil, bunları kolay tanıyorum. Asya´nın ve Afrika´nın ortalama köylüleri bir hileyi tasarlayacak zamana sahip deÄŸiller. Yaptıklarında ise sadece zamanımı çalıyorlar, ortada bir para veya çıkar saÄŸlayabilecek bir ün olasılığı yok. BaÅŸarılı bir hile çok zordur zira pek çok tanık ve tutarlı çocukluk anıları gerektirir, metodlarımızla bunu hemen anlarız. ÖrneÄŸin Türkiye´de iki Alevi çocuk görmüÅŸtüm, birisi önceki yaÅŸamında BaÅŸkan Kennedy olduÄŸu iddiasındaydı ve bunun gerçek olmadığını kanıtlamak çok kolay olmuÅŸtu.

Soru: Reenkarnasyon doÄŸal bir olay mı yoksa çok büyük bir amacı mı var?

Stevenson: Elbette var. Benim Tanrı düÅŸüncemde O, evrimci ve tekamül ettiricidir. Ben, gözetleyen bir Tanrı´ya inanmıyorum, Yaratıcı, bir saatçi deÄŸildir yani saati yapıp, sonra kurup gitmiÅŸ olamaz. Ben, bir "Kendini Yapan ve GeliÅŸtiren Tanrı" ya inanıyorum. EvrimleÅŸiyor ve deney kazanıyor ve biz onun bir parçasıyız… Bedenler giyilip atılır, ruhların ise dinlenmek ve düÅŸünmek için dönemlere ihtiyaçları vardır çünkü sonradan yeni bir bedenle baÅŸtan baÅŸlayacaktır.

Soru: Ruhun seksüel deÄŸiÅŸimleri, homoseksüelliÄŸe bir cevap getiribilir mi? Cinsiyetin karışması yeni bir ışık olabilir mi?

Stevenson: Evet. Batılı uzmanlar yeterince katılmıyorlar ama Güneybatı Asya´da böyle deÄŸil. Cinsiyetin tanımlanması ve kararlaÅŸtırılması hatta karışması reenkarnasyonun bir sonucudur ve olası bir açıklama için az zaman kaldığı görüÅŸündeyim.

Soru: Örnek olaylarda devamlılık olduÄŸu dikkat çekiyor, yani kiÅŸi genelde aynı ortamda yine doÄŸuyor, neden?

Stevenson: Müslümansa, Tanrı´nın böyle istediÄŸine, Hindu veya Budist ise karma gereÄŸi olduÄŸuna inanıyor. Amacı yaÅŸarken öÄŸrenmek zorunda veya öÄŸreniyor. Önemli olan farketmek olsa gerek, birisi evrimleÅŸmeyi gerçekten istiyorsa bir azizin ailesinde yeniden doÄŸabilir. Bir Mafya katili olarak yaÅŸadığınızı ve yine Mafya katili olmak için bir kez daha doÄŸduÄŸunuzu düÅŸünebiliyor musunuz? Bu çok ciddi bir ceza olur ve bence böyle bir sistem yoktur. Ama bütün bunlar birer varsayım ve gelecek yüzyılda ancak bazı soruları sorabiliriz, cevaplar daha da ötede…

Soru: Sizin çocuÄŸunuz var mı?

Stevenson: Talihsizlik, olmadı.

Soru: GeçmiÅŸ yaÅŸamı hatırlamak dezavantaj deÄŸil mi?

Stevenson: Sanırım. Bu çocuklarda bozukluklar ve kiÅŸilik bölünmeleri oluyor. Bazen anne ve babalarını reddediyorlar, onların gerçek olmadıkları söylüyorlar. İşler çok karışıyor, eski kocalar, karılar, çocuklar birbirine giriyor. Hintli bir çocuk, eski metresi olduÄŸuna inandığı bir kadının peÅŸine düÅŸmüÅŸ, geri almaya çalışıyordu ama sadece bir çocuktu. Kısacası büyük sıkıntılar oluÅŸuyor.

Soru: Siz nerede yeniden doÄŸmak isterdiniz?

Stevenson: Bu çok kiÅŸisel bir soru.

Soru: Son olarak sormak isterim, çalışmalarınız ölüm ve yaÅŸam konusunda tavrınızı etkiledi mi?

Stevenson: Sanırım. Ölüm korkusundan kurtulduÄŸumu iddia etmiyorum ama baÅŸkalarına göre biraz daha azaldı. Bu çocuklar, nadir de olsa yetiÅŸkinlere güven verebiliyorlar. EÅŸini yitiren bir kadın, hem aÄŸlıyor hem de;"AÄŸlamayın, ölüm bir son deÄŸil, bana bakın; öldüm ve yine buradayım."

Evet, Stevenson´un sözleri böyle; reenkarnasyon konusunda en önemli batılı bilim adamı olan Prof. Ian Stevenson görüldüÄŸü gibi reenkarnasyona inanıyor ama bir fanatik deÄŸil ve kanıtlama çabasına da girmiyor. Olayları ortaya koyarken çok dikkatli, sadece ama o da arada bir böyle olmalı, diyor. EÄŸer reenkarnasyon, Stevenson´un dediÄŸi gibi Tanrısal bir amaç taşıyorsa, bizim böylesine bir sistemi ve düÅŸünceyi anlayabilmemiz gerçekten mümkün olamayacaktır. Yok eÄŸer, böyle birÅŸey yoksa ve olanlar psikolojik nedenlerden kaynalanıyorsa iyiliÄŸin, kötülüÄŸün, günahın, sevabın tek bir yaÅŸam hakkında pek önemi kalmayacaktır. Son anda aklı bir olay geliyor; kadın reenkarnasyona inanıyordu ve çılgınca sevdiÄŸi kocasını kaybetti; arkadaÅŸları eÅŸinin ölmediÄŸini biliyorsun, diye teselli edince başını salladı ve "Biliyorum ama o artık, o olmayacak ve beni sevmeyecek ve ben de onu sevmeyeceÄŸim. İşte buna dayanamıyorum." Bunun da bir cevabı olmalı, deÄŸil mi?

Stevenson, Türkiye´de

Türk RuhçuluÄŸu´nun tanınmış isimlerinden olan ReÅŸat Bayer reenkarnasyon alanında Türkiye´de günümüze kadar yapılmış araÅŸtırmaların öncüsü sayılabilir. 1965 yılında yayınladığı "Parapsikoloji Yönünden Reenkarnasyon" adlı kitabı Türkiye´deki vakalar incelemesi nedeniyle hala önemli bir kaynaktır ve Bayer, Prof. Stevenson´un Türkiye gezisinde kendisine eÅŸlik etmiÅŸtir. Bayer Stevenson´un geliÅŸ nedenini ÅŸöyle anlatıyor;

"Adana ve çevresindeki Reenkarnasyon vakalarının hepsi Mehmet Altınkılıç adlı bir bakkalın İsmail Altınkılıç adı verilen 5-6 yaÅŸlarındaki oÄŸlunun eski hayatını hatırlamasıyla duyulmuÅŸtur. Bu vaka önce İstanbul basınına intikal etmiÅŸ, oradan da dış basında yer almaya baÅŸlamıştır. Biz hemen hemen bütün dünya spiritüalist dernekleri, psiÅŸik araÅŸtırma cemiyetleri ve parapsikoloji araÅŸtırması yapar üniversite kuruluÅŸları ve ÅŸahıslarla daimi iliÅŸki halinde bulunduÄŸumuzdan Reuter Ajansı´nın yaydığı bu vaka dolayısıyla, biz kendilerine rapor göndermeye vakit bulamadan 10-15 kuruluÅŸ tarafından sual yaÄŸmuruna tutulduk. Konuyu daha büyük bir önemle ele Virginia Üniversitesi Psikiyatri ve Parapsikoloji Bölümü, Hindistan´dan Rajasthan Üniversitesi Parapsikoloji Direktörü Prof. Banarjee´yi memleketimize kadar gönderdi. Beraber Adana´ya gittik, günlerce araÅŸtırma yaptık ve Amerika´ya raporlar yazdık. Gönderilen ve alınan mektuplar 500 sayfa tutmaktadır, daha sonra 3-4 kez daha Adana´ya gönderildik. En nihayet Virginia Üniversitesi profesörlerinden Prof. Ian Stevenson memleketimize kadar bizzat geldi ve o bölgeler karış karış dolaşılarak 20-30 reenkarnasyon vakası daha tesbit edildi."

Bayer´in Stevenson´un geliÅŸi ile ilgili açıklaması bu kadardır, kitabında beraber ne yaptıklarını açıklamaz, sadece 150. sayfada ruhun ölümden sonra bedene girme anının döllenme sırasında olup olmadığının tartışıldığı ama hem Banarjee´nin, hem de Stevenson´un, bu konuda hiç bir ÅŸey bilmediklerini söyledikleri yazılıdır ve ReÅŸat Bayer bir cinayette öldürülmüÅŸ Abit SüzülmüÅŸ´ün, birkaç yıl sonra İsmail Altınkılıç olarak doÄŸması iddiasını yapılan araÅŸtırmaları anlatarak çürüttükten sonra, basını, meraklı Türk ruhçularını suçlayarak sahtekarlığı açıklar. Çok uzak geçmiÅŸte kalan bu iddianın ayrıntılarını okurlarımıza gelecek sayılarımızda ileteceÄŸiz.
 

Popularity: 50% [?]


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır | Sayfayı Gönder Sayfayı Gönder