"Yok Oldu" ve 640 km uzakta ortaya çıktı;
1943 yılında yapıldığı iddia edilen Philadelphia Deneyi´ni anlatan bu yazı sekiz yıllık bir çalışmanın özetidir. Deney ile ilgili medyatik ciddi araÅŸtırmalar, 1980´de Philadelphia Deneyi´ni perdeye getiren filme izin verildikten sonra baÅŸladı. Daha öncelerde, kamuoyuna göre olay sadece saçma bir söylentiydi. Charles Berlitz ve William Moore´un ortak yazdıkları kitap dahi Daniken uçukluÄŸunun yarattığı dalgaların içinde kaybolmuÅŸ ve yeterince ilgi görmeyerek, bir fantazi olarak kabul görmüÅŸtü. Ama Deney ile ilgili kuÅŸkular hala sürmektedir, nedeni anlamsız olan bir söylenti dahi olsa aÅŸağıda okuyacağınız olaylar dizisi, ÅŸaşırtıcı, düÅŸündürücü ve gerçekçidir.
Bugün için Philadelphia Deneyi daha etkin ve düÅŸündürücü bir iddiadır, olayda adı geçen bir avuç insandan geriye hemen kimse kalmadığı için kesin doÄŸrulanma için ABD gizli arÅŸivlerinin açıklanması gerekmektedir. Fakat, film için devlet tarafından zor izin verilmesi kuÅŸku uyandırmakta ve dikkatleri yoÄŸunlaÅŸtırmaktadır. YaÅŸamını Philadelphia Deneyi´ni araÅŸtırmaya adayan ve bir de "A-Z´ye Philadelphia Deneyi" adlı kitabı yazan Alfred Bielek bize tüm olanları anlatırken, neredeyse delirme noktasına geldiÄŸini söylüyordu;"Tanıkların sayısı azdı ama bilgi çok fazlaydı. Sanki bir süper marketteki tezgahlardan istediÄŸim malı seçiyordum. Neyin ne kadar gerekli ve doÄŸru olduÄŸunu seçmek hiç kolay deÄŸildi. Oysa John Lennon´un dediÄŸi gibi ben sadece "birazcık gerçek" istiyordum. Uyduruk bilimsel tanımlamalardan, psiko-ruhsal iddialardan, uzaylılardan uzak kalmanın savaşını verdim. Tüm titizliÄŸime raÄŸmen yine de, kitap yayınlandıktan sonra tepki aldım ve gördüm ki kitapta adı geçen bazı kiÅŸiler ve olaylardah hoÅŸlanmayanlar vardı. Oysa ben bu güncel miti biraz da süslemek istemiÅŸtim. UFO´lardan ve Bermuda Üçgeni´ninden okuyucuyu biraz heyecanlandırmak amacıyla desen olarak söz ettim. Ama uzaylılar insan etini tavuk eti kadar lezzetli buluyorlar, tarzında bir uçukluÄŸa asla kalkışmadım."
"Evrensel Zaman Saati"
Deneyin resmi ve bilimsel adı "Project Rainbow-GökkuÅŸağı Projesi" idi. GökkuÅŸağı Projesi, iddialara göre II. Dünya Savaşı sırasında küçük destroyer tipi bir savaÅŸ gemisinin başından geçti. Olayın yeri Philadelphia Deniz Üssü´ydü amaç ise gemiyi düÅŸmanın fark etmemesi görünmez yapmaktı. Projeye göre, orjinal fikir düÅŸman radarları hiç fark etmeden gemi istenilen yerde birden ortaya çıkacaktı. Bilimsel tanımın adı; optikal görünmezlikti; özel bir sistemle veya jeneratörle oluÅŸturulan çok güçlü manyetik bir alan gemiyi saracak, ışınları veya radar dalgalarını büker ya da kırarken gemi görünmez olacaktı. DüÅŸüncesi dahi bir mucizeye benziyordu ve iddialara göre de GökkuÅŸağı Projesi baÅŸarılı olmuÅŸtu. Yani gemi fiziksel olarak kaybolmuÅŸ ve tekrar geri dönmüÅŸtu. Tanıklara göre geminin üzerini bir pelerin gibi saran manyetik alan görevini yapmıştı. Fakat ana hedef geminin kaybolduÄŸu yerde deÄŸil, bir baÅŸka yerde ortaya çıkmasını saÄŸlayabilmekti yani daha pop bir deyimle "ışınlanma" yapılmalıydı. Philadelphia Deneyi´nin temelinde düÅŸünce olarak Albert Einstein´Ä±n "Çekim ve Elektriklenmede BirleÅŸik Alan Kuramı" vardır. Kuram, deneyciler tarafından elektronik kamuflaj olarak tasarlandı. Einstein, kuramını 1925-27 arasında Almanya´da bir Prusya bilim dergisinde yayınladı ama kuramını denemiÅŸ ve hatta tam anlamıyla geliÅŸtirmiÅŸ deÄŸildi. O dönemdeki amaç, çok güçlü bir elektromanyetik alanın saÄŸlanarak gemilerin görünmez olmaları ve bu sayede top mermilerinden ve denizaltıların atacakları torpidolardan korunmasıydı. Hatta daha sonra, görünmezlik alanının bir benzerinin denizde deÄŸil, havada oluÅŸturularak önemli üslerin görünmesinin engellenmesi de düÅŸünülmüÅŸtü. Deneyin temel çalışmaları, "Project Rainbow" adıyla 1930´ların başında Chicago Üniversitesi´nde baÅŸlatılmıştı, 1931´de Princeton Üniversitesi´ne taşındı. Einstein, Dr. John von Neumann ve Dr. Nikola Tesla zaman zaman bu projede yer aldılar. Burada Dr. Alfred Bielek´in çalışmaları ve anıları çok önemlidir; Bielek, her 10 yılda bir 12 AÄŸustos´da manyetik enerji alanının yine oluÅŸtuÄŸunu öne sürüyordu. Yani 1943´den sonra 1963 ve 1983´de bu olay olmuÅŸtu, olayın nedeni Senkronizasyon´du. Enerji alanları yine toplanıyor, dalgalanarak ortaya çıkıyordu, ama bu alanlar karmaşık ve ÅŸaÅŸkındı. Bilgisayarın babası olan Neumann, 1986´da ölen Bielek´in anılarında yazdığına göre olayı doÄŸrulamıştı ve ifadesi teyp bantlarında vardı. Neumann doÄŸa yasalarının tam öÄŸrenilmemesinin çok tehlikeli olabileceÄŸini de söylüyor ve korkuyordu. OluÅŸturulan dev enerji, doÄŸru açıda senkronize edilirken birden kontroldan çıkmış ve "yönsüz dalgalar"a dönüÅŸünce alışılmadık etkiler baÅŸlamıştı. Senkronize olamayan dalgalar zamanı büküyor ve etkiliyordu. Bir diÄŸer ilginç yaklaşım, Wisconsin Üniversitesi Matematik Profesörü olan Henry Levenson´dan gelmiÅŸti; Levenson, zamanın merkezi bir alanın çevresinde yoÄŸunlaÅŸtığını ve bir "Zaman Saati" oluÅŸturarak, tüm varoluÅŸun gerçekleÅŸtiÄŸi ve gerçekleÅŸeceÄŸi ÅŸifrelerle çalıştığını söylüyor ve ekliyordu; "Åžifrelerin içinde yaÅŸayan herÅŸey vardır, dünyadaki tüm maddesel varoluÅŸ dünya saatine veya zamanına göredir; dünya, GüneÅŸ Saati´ne göre, GüneÅŸ´de galaktik saate göre ayarlıdır. EÄŸer, zaman kilidi bir yüksek ve güçlü bir enerji alanıyla bozulursa, ortaya çeÅŸitli türlerde zaman ve mekan dengesizlikleri çıkacaktır. Ta ki, zaman kendini yeniden düzeltip, dengesini bulana kadar…"
Bir bilim adamının esrarengiz ölümü;
Biz yine Philadelphia Deneyi´ne daha da doÄŸrusu Philadelphia´ya dönelim. Olayın yaÅŸandığı dönemdeyiz; Öykü 1943 yılı Haziran ayında baÅŸladı, geminin adı USS Eldridge´di, DE 173 bir koruma destroyeri olarak sınıflandırılmıştı. Bir tanığa göre, 75 KVA gücündeki iki dev jeneratör geminin ön top taretlerinin altına monte edildi, buradan geminin güvertesine dört manyetik ışın yayılacaktı. Üç RF vericisi (Her biri iki megawat CW gücündeydi ve onlarda güverteye monte edilmiÅŸti.), 3000 adet 6L6 güç arttırıcı tüp, iki jeneratörün oluÅŸturduÄŸu gücü yayacaklardı, özel senkronizasyon ve modülasyon devreleriyle diÄŸer ekipman, oluÅŸan kütlesel elektromanyetik alanları kullanılırlığa indirgerken, kırılmış ve ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi düÅŸman gözlemcileri için görünmez olacaktı. USS Eldridge adlı destroyer, Philadelphia Deniz Üssü´nün önünde biraz açıkta demirsiz duruyordu, gözlem gemisi olarak da SS Andrew Furuseth adlı bir ÅŸilep seçilmiÅŸti. İşte iddialara göre Philadelphia Deneyi efsanesinin baÅŸlangıcına neden olan insan bu geminin personelinden olan bir gemicidir. Bu adam,, Carl M. Allen imzasıyla, 1950 yılında Dr. Morris K. Jessup´a garip mektuplar yazdı ama zarfın üzerindeki isim Carlos Miguel Allende´ydi. Mektuptaki anlatıma göre Allende veya Allen, olayı baÅŸtan sona izlemiÅŸ gibiydi, Jessup adres olarak verilen posta kutusuna mektup yazarak ayrıntı istedi ve bir mektup daha geldi; bu Allen, anlattıklarını kanıtlamak için hipnoz, sodyum pentatol (bilinci uyuÅŸturarak iradeyi kıran doÄŸruyu söyleten bir ilaç) ve teyp kaydı istiyor, olayın etkin bir biçimde acıklanması halinde insanların böyle bir nakil sistemiyle yıldızlara dahi gidebileceÄŸini yazıyordu. Jessup ise, adamın tanıklık iddialarından en azından bir tanesinin doÄŸru olabileceÄŸini düÅŸünüyordu. Aslında Jessup, matematikçi ve gökbilimciydi. astro-fizik alanındaki çalışmaları nedeniyle "Felsefe Doktoru" ünvanı almıştı, İnkalar ve Mayalar´la ilgili çalışmalar yaptı, Bermuda Üçgeni ve UFO konularında tezler yayınladı. İkinci mektuptan sonra Jessup, Deniz Kuvvetleri´nden bir davet aldı. Deniz Kuvvetleri AraÅŸtırma Bürosu´na gittiÄŸinde eline bir kitap verildi ve kitap kendi yazdığı kitaptı, bir yıl önce Büro´ya postayla yollanmıştı. Jessup, hatırlıyordu; "The Case for the UFO" adlı kitap taslağını Deniz Kuvvetleri´nden Amiral N. Furth´a yollamıştı ama Amiral haberi olmadığını söylüyordu. Kitabın sayfalarına üç deÄŸiÅŸik yazıyla yazılmış notlar alınmıştı, Dr. Jessup yazılardan birisinin Allen´in yazısının aynısı olduÄŸunu farketti. Notlar sanki dünyadışı birisinin gözlemi olarak yazılmış gibiydi, binlerce yıl önceki uygarlıklardan söz ediliyor, dünyaya gelen uzay araçları tarif ediliyordu, sonunda ise güç alanlarından, bir cismin nasıl kaybolup, yine nasıl ortaya çıkarılabileceÄŸi ve de 1943´de Philadelphia´da yapılan deneyden söz ediliyordu. Normalde, saçma olarak tanımlanması gereken bu kitap, nedense ABD Hükümeti tarafından Pentagon´da üst düzey belli yetkililere özel olarak dağıtıldı. Carlos Miguel Allende veya Carl Meredith Allen yani Dr. Jessup´a mektup yazıp, deneyi anlatan adam kimdi? Neden mektubu yazdıktan sonra kayboldu ve öyküsünü neden basına yollamadı? ABD Hükümeti, Jessup´un üzerinde notlar bulunan kitabıyla neden ilgilenmiÅŸti? 1959 Nisan´Ä±nda Jessup, arkadaşı Dr. Mason Valentine´i arayarak Deney ile ilgili kesin sonuçlara ulaÅŸtığını anlatarak ertesi gün buluÅŸmalarını istedi, 20 Nisan akÅŸamı yemekte buluÅŸacaklardı ama bu yemek gerçekleÅŸemedi. O gece, Miami´de, Hammock Parkı´nda Dr. Morris K. Jessup, arabasında ölü bulundu, polis raporlarına göre arabasında eksoz gazıyla intihar etmiÅŸti ve söz konusu notlar ortada yoktu. ArkadaÅŸları Jessup´un asla intihar edecek biri olmadığını söylediler, Valentine ise Jessup´un hastaneye götürüldüÄŸünde hala saÄŸ olduÄŸunu öÄŸrendiÄŸini iddia etti fakat bunlardan bir sonuç çıkmadı ve olay kapandı. Acaba öyle miydi? Jessup´un Philadelphia Deneyi ile ilgili çalışmalarına ne olmuÅŸtu? Bu çalışmalar kimleri, neden rahatsız etmiÅŸti? Gizem hala çözülmüÅŸ deÄŸil.
Korkunç olay baÅŸlıyor…
Tanığa göre, deney 22 Haziran 1943´da sabah 09:00´da jeneratörlere güç verilerek baÅŸlatıldı. Manyetik alan oluÅŸuyordu; sonra yeÅŸilimsi bir sis gemiyi örtmeye baÅŸladı ve USS Eldridge kayboluyordu; tanık ÅŸöyle devam ediyor; "Biran sadece geminin çıpasını görebildim, sonra o da kayboldu, artık sis de yoktu ve bomboÅŸ denize bakıyorduk, bizim gemide bulunan üst rütbeli subaylar ve bilim adamları korku ve heyacan içinde soluklarını tutarak inanılmaz baÅŸarılarını seyrediyorlardı. Gemi ve mürettebatı sadece radardan deÄŸil gözlerimizin önünden de yok olmuÅŸtu. HerÅŸey planlandığı gibi geliÅŸiyordu, 15 dakika sonra emir verildi ve jeneratörlerin ÅŸalteri kapatıldı. Önce birÅŸey olmadı, ardından yeÅŸil sis yine ortaya çıktı ve USS Eldridge görünmeye ya da geri dönmeye baÅŸladı ama nereden geliyordu? Sis azalırken, birÅŸeylerin yanlış gittiÄŸini hissettik. Hemen gemiye yanaÅŸtık, ilk önce mürettebatın çoÄŸunun geminin yanından sarkarak kustuklarını gördük, diÄŸerleri güvertede ÅŸaÅŸkın ÅŸaÅŸkın bilinçsizce dolaşıyorlardı. Yetkili ekipler gemiye girerek tüm mürettabatı kısa bir zaman içersinde uzaklaÅŸtırdılar ve yerlerini hazır bekletilen yeni bir mürettebat aldı. Birkaç gün sonra, yeni bir deneye karar verildi, gemi istenilen radar görünmezliÄŸine ulaÅŸmıştı, donanım deÄŸiÅŸtirildi ve 28 Ekim 1943´de deney yine aynı gemide yapıldı. Jeneratörler çalıştıktan hemen sonra Destroyer hemen hemen görünmezlik çizgisine ulaÅŸmıştı, sadece burnu ve kıçı görülüyor, arada ise bazı çizgiler belli belirsiz seçiliyordu. Sonra sadece su üzerinde tekne boyunda bir çizgi kaldı. Birkaç dakika sonra mavi bir ışık parladı ve o çizgi de yokoldu artık gemi tamamen yoktu. Birkaç dakika sonra millerce uzakta Norfolk´da ortaya çıktı. Ama göründükten biraz sonra bilinmeyen bir nedenle yine kayboldu ve Philadelphia´da tekrar ortaya çıktı. Bu kez durum ciddiydi, tüm mürettebatın başı beladaydı. Bazıları yokoldu ve bir daha geri dönmediler ama en korkuncu beÅŸ denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaÅŸan metal levhalarının içinde kalmalarıydı. Bu feci bir olaydı, birisi kurtuldu ama bir daha asla eski haline dönemedi. Aklını tamamiyle yitirmiÅŸti ama yapacak birÅŸey yoktu. Bazılarının pÅŸisik yetenekleri geliÅŸmiÅŸti, sokakta yürürken kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı. Manyetik alanın içinde kalan mürettebattan kaybolanlar ancak birinin yüzüne veya eline dokunmasıyla görünür hale geliyorlardı yani dokunmanın giysilerin olmadığı bir yere yapılması gerekiyordu. "Donma" adı verilen bu durum saatlerce, günlerce sürebiliyordu hatta bir tayfanın donması altı ay sürdükten sonra kurtarılabildi. Elektronik kamuflaj baÅŸladıktan sonra geminin ve mürettebatının bütünüyle kaybolup, çok uzak bir yerde ortaya çıkıp ve sonra yeniden geri dönmesine neden olan neydi? Sorunun cevabı hala yok ama Philadelphia Deneyi hayatımda yaÅŸadığım en korkunç, en inanılmaz olaydı; bildiklerim bu kadar, uzmanların ne düÅŸündüklerini bilecek konumda deÄŸildim."
Holografik balonlar;
Gemi nasıl Norfolk´a gitti? Neden yine Philadelphia´da bir yere gitmedi? Levenson´un "Zaman Kilitleri" mi neden olmuÅŸtu? Biz bir zaman dizisi içinde yaşıyoruz, her hareketimizde bir an geçiyor ve zamanı olmadan süregelen uzayla çevriliyiz. Uzay-zaman içinde bir yerde, bir an için varolduÄŸumuzda, oluÅŸan zaman karesi yani o anın resmi, lokal uzay/mekan koÅŸulları gereÄŸince yakalanır ve dünyadan çıkarak güneÅŸ sistemine yayılır ama uzaya gitmez ve güneÅŸ sisteminin çevresinde yörüngeye girer. Bu "ışınlanma" gibidir yani her hareketimizin bir resmi çekilip, uzaydaki albümde yerini almıştır. Bu sonsuz zaman resimleri veya dilimleri Yaradılış´dan beri vardır. Yani dünya zamanı içinde deÄŸil de, uzay zamanı içinde geri dönüp tüm resimleri görebiliriz. Bu oluÅŸumun diÄŸer koÅŸulu bugünün emilme özelliÄŸidir, içinde bulunduÄŸumuz an bir bir balon gibi ÅŸiÅŸerek holografik bir görüntü oluÅŸturur; bu tek bir anlık resimlerin biriktiÄŸi bir alandır ve özel bir uzay alanındadır. Yani o alanda bu an ve geçmiÅŸteki tüm anlar vardır; İşte USS Eldridge´in Norfolk´da ortaya çıkmasının nedeni geçmiÅŸinde orada bulunmasıdır; çarpılan uzay-zaman alanında geminin geçmiÅŸte orada bulunduÄŸu anın resmi ortaya çıkmış ve gemi görülmüÅŸtür. Yani o anda hem Philadelphia´da, hem de Norfolk´tadır. EÄŸer zaman alanını yeterince bozabilirsek, madde bir an için geçmiÅŸte bulunduÄŸu bir yerde gözükebilir, dünya-zamanda deÄŸil, uzay-zamanda yer deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir çünkü daha önce oradaydı. EÄŸer olay sırasında ve transer tamamlanmadan önce birisi enerjiyi durdursaydı, madde parçacıkları ışınlanarak emilecek kaynağına doÄŸru yani geriye vakumlanarak bu andaki orjinal yerine dönecekti. İki balon düÅŸünün; Birisinin içinde Philadelphia´da USS Eldridge bulunsun; öteki balon ise Norfolk´da ama içi boÅŸ; bu boÅŸ balonda madde olmayan holografik görüntü beliriyor ve bu görüntü geçmiÅŸte bir yerde olan uzaysal imaj. GeçmiÅŸteki her zaman resmi bir holografik imaj balonu olarak vardır, bunu bir çizgi filmin veya bir animasyonun kareleri olarak da düÅŸünebilirsiniz. Ve bu resim dizisi her varolan ÅŸey için oluÅŸmaktadır; Åžimdi dikkat edin; eÄŸer biz Philadelphia´da bulunan USS Eldridge´in kendisinin bulunduÄŸu dolu balonu sıkıştırırsak, Norfolk´daki boÅŸ balona giden maddi bir baÄŸlantı koridoru ya da madde tüpü oluÅŸtururuz. Yani imaj gemiye doÄŸru… Bu noktada, kaynağın dörtte biri boÅŸ, hedefin dörtte üçü doludur, iÅŸte tam bu anda birisi balonu sıkıştırmayı durdurursa ne olur? Işınlanmış madde dalgalar halinde geri dönerek orjinal uzaysal alanına geri döner yine vakum yaparak balonunu doldurur. Basınç yani sıkıştırma enerjisi"Yüksek ÅŸiddette titreÅŸen manyetik alanlar" transferden önce serbest kalmıştır. Sonuç dalgaları dev bozucu veya distortional etkiler yaratarak kütleyi alanında hacimsiz bırakırlar. Canlı organizmaların kayıt alanındaki etkileri kağıt gibi incedir, dalga yerini alırken tüm dalgaların kaydı sırasında kurbanlar hayalet kayıtlara dönüÅŸürler. Bu bio-plazmik alanın bozulması ciddi fiziksel sorunlara yol açabilir; bu olasılık öldürücü ve ÅŸaşırtıcıdır ama yapacak bir ÅŸey olamaz, bilgisayarda kelime iÅŸlem programıyla resim yapamazsınız. EÄŸer amaç görünmezlikse, çeÅŸitli tanım ve yorumlar getirebilir. Ama niçin gemi suya batmamış veya karada bir kentin ortasında belirmemiÅŸtir sorusunun cevabı yukardadır, zira geçmiÅŸin resimlerinde bunlar yoktur. Ve negatif sonuçlara göründüÄŸü kadar bakılırsa, deneyde yanlış giden birÅŸeylar vardır. Ama bunlar nedir?
"Philadelphia Deneyi olasıdır."
Philadelphia Deneyi bu bilimsel anlatımlardan sonra bugün 1943´de olduÄŸundan çok daha fazla güncel. Yeni kaynaklardan yeni ayrıntılar öÄŸrenilmekte, bir diÄŸer iddiaya göre projede görev alanların beyni yıkanarak, gördüklerini unutmaları saÄŸlanmıştı ama yıllar sonra anılar geri gelmeye baÅŸladığı için yaÅŸayan tanıklar konuÅŸmaya baÅŸladılar. Bielek bu yeni iddialardan kitabında söz ediyor. Hikayeyi dinledikten sonra hemen akla gelen bazı önemli sorular var;
* Philadelphia Deneyi, 1943 yılında gerçekten USS Eldridge adlı bir destroyerde veya bir baÅŸka gemide mi yapıldı? Bu gemiye ne oldu?
* Gerçekten göz açıp kapayınca kadar koca bir destroyer 6000 km uzaÄŸa gidip geldi mi?
* Her iki deneyde yer alan mürettebata ne oldu? Åžimdi neredeler ve 54 yıl sonra hala yaÅŸayanlar var mı?
* İçlerinden hiçbirisi ortaya çıkıp, olayı neden anlatmadı?
* Nasıl oldu da ABD Deniz Kuvvetleri, böylesine önemli bir bilimsel adımı, 50 yıl saklayabildi?
* Böylesine korkunç bir sonuca ulaÅŸan bu teknoloji nasıl birÅŸeydir?
* Einstein´Ä±n "BirleÅŸik Alan Kuramı" gerçek miydi?
* Peki bu kuram geliştirilip, tamamlanmış mıydı?
* Bugün Philadelphia Deneyi ile ilgili dosyalar hangi kapalı kapının ardında saklanıyor?
Daha pek çok soru sorabiliriz ama cevaplar bulunamıyor, Bielek yukardaki soruların bazılarına cevap aradı ama o da yeterince tatmin edemiyor. UFO´larla Philadelphia Deneyi arasında ne gibi bir iliÅŸki olabilirdi? Dr. Rinehart kimdi? Bu isim Türkiye´de de "Yok Oldu" adıyla yayınlanan "Thin Air" adlı Philadelphia Deneyi ilgili kitapta duyuldu, kitabı George E. Simpson ve Neil R. Burger yazmışlardı. Alfred Bielek and Preston Nichols´a göre, Dr. Rinehart, Bill Moore adlı bir bilim adamının takma adıydı. Moore, deneyin ilk aÅŸamalarının bilimsel hesaplarını yapmış ve hatta deneyde bizzat görev almıştı, ışığın bükülmesi alanında uzmandı. Peki ama kimdi ve neredeydi? Jessup´un arkadaşı Dr. Valentine, Charles Berlitz´le yaptığı röpörtajda ÅŸöyle diyordu; "Bence Philadelphia Deneyi bilinen va alışılmış yollarla açıklanamaz. Bazı bilim adamları atomun temel yapısının, madde parçacıklarından deÄŸil, elektromanyetik alanlardan oluÅŸtuÄŸu görüÅŸündeler. Bu çok karmaşık enerji alanlarının birbirlerini etkilemesi olayıdır. EÄŸer böyle bir evrenin içinde maddenin katlı fazları bulunmasaydı, ÅŸaşılırdı. Bu fazların birisinden birisine geçilmesi bir yaÅŸamdan ötekine geçmeye benzer. Boyutlar arası deÄŸiÅŸmedir yani dünyalar içinde dünyalar olabilir. Manyetik alanların karıştırıcı olarak deÄŸiÅŸimler yaratabileceÄŸinden kuÅŸkulanılıyordu. Maksatlı olarak, olaÄŸandışı manyetik koÅŸullar yaratılması hem fiziksel, hem de yaÅŸamsal olarak maddenin fazını deÄŸiÅŸtirebilir. Bu durumda da, bağımsız bir varlık olmayan ama içinde bulunduÄŸumuz yaÅŸama benzer belirli bir madde/zaman/enerji boyutunun bir parçası olan zaman faktörünü de çarpıklaÅŸtırır. Kısacası Deney, olasıdır." Berlitz´e göre Philadelphia Deneyi´nin yapılıp yapılmadığı belli deÄŸildir ve ÅŸu an için kanıtlanamaz ama kavram olarak geçerlidir çünkü Einstein´Ä±n "BirleÅŸik Alan" kuramı tarafından desteklenmektedir. EÄŸer Deney yapıldıysa, söylentilerin ardındaki gerçek tanıklar susmaktadırlar ve belki de "Yok Oldu" kitabında anlatıldığı gibi çıldıran ve inanılmaz deÄŸiÅŸimler gösteren mürettebatın çoÄŸu ölmüÅŸ veya gizli bir yerde ölümü beklemektedirler. Ve belki de bir gün, üzerinde "Çok Gizli" yazılı bir dosyanın açılma zamanı gelecek karanlıklar aydınlanacaktır.
Kaynaklar:
Bearden, T. E. Toward "A New Electromagnetics Part 4: Vectors and Mechanisms Clarified" Tesla Book Company. 1983
Cho, C.W. "Tetrahedral Physics" Tokyo, Japan: 449 Izumi, Komae City. 1971
Couhat, Jean Labayle. "Combat Fleets of the World"1982/83:Their Ships, Aircraft, and Armament. Maryland, Annapolis: Naval Institute Press. 1982. ISBN 0-87021-125-0
Hartree, D.R. "The Propagation of Electromagnetic Waves in a Refracting Medium in a Magnetic Field" Proc. Camb., Phil. 1931
King, Moray B. "Tapping the Zero-Point Energy" Provo, UT: Paraclete Publishing. 1989. ISBN 0962335606
Kramer, D. "Exact Solutions of Einsteinís Field Equations" Edited by E. Schmutzer
Herbert, Nick. "Faster Than Light: Superluminal Loopholes In Physics" Penguin Books. 1988. ISBN 0-452-26317-4
Addison Wesley "Physical Phenomena at High Magnetic Fields" Proceedings; , 1992. ISBN 0-201-57869-7.
Seike, S. "The Principles of Ultrarelativity" Tokyo, Japan: G-research Laboratory. 1971
William (Bill) L. Moore, Charles Frambach Berlitz "The Philadelphia Experiment" Published by Fawcett Crest, c1979 (Grosset & Dunlap Inc.) (ISBN 0-449-20526-6)
Gaddis Vincent H. "Invisible Horizons: True Mysteries of the Sea", Chilton Books, c1965 (LCCN 65014893)
Vallee Jacques "Revelations" Alien Contact and Human Deceptions" Published by Ballantine Books, c1991 (ISBN 0-345-37566-1 LCCN 91-858)
Popularity: 10% [?]
Sayfayı Yazdır
|
Sayfayı Gönder



