Plotinus sisteminde, yıldızsal nesneler düÅŸüncenin ve ruhsal özün simgeleridirler. Aynı zamanda da, bize makro kozmosu ifade ederler. DoÄŸal olarak insan bedeni benzer formdadır yani ruhun özü ya da mikro kozmosdur. Temel olan birdir yani teklik; herÅŸey onun yansımasıdır, insan ruhu da bunu izler, merkezde Bir yani Büyük Işık veya minyatür güneÅŸ vardır. Jung için sembolik düÅŸüncenin en iyi kaynağı, Orta ÇaÄŸ simya kayıtlarında yer almaktadır. Tanrısal kaynaklı ruhsal kıvılcım temel düÅŸüncedir; Jung bu kıvılcım düÅŸüncesini arÅŸetiplerin birisi olarak tanımlar, Monad olarak belirler yani GüneÅŸ´tir. İkisi de Tanrı´yı simgelerler. Psikolojik olarak Monad veya GüneÅŸ, benliÄŸin ifadesidir. Orta ÇaÄŸ´Ä±n büyük simyacısı Paracelsus ÅŸöyle der; "Küçük bir ihtimalle insan ilahi güdüden yoksundur yine küçük bir ihtimalle insan doÄŸal ışıktan da yoksundur. Bir insan ikisini de en iyi ÅŸekilde oluÅŸturabilir. HerÅŸey bu iki ÅŸeyden kaynaklanır ve bu ikisi insanın ta kendisidir yani ışık ve güdü; bu ikisinin olmadığı ÅŸey insan deÄŸildir, hiçtir. GüneÅŸ insan tarafından görülemez ama dünya tarafından görülür, ikisi de birdir ve Güney aynıdır." Bir diÄŸer simyacı olan Dorn ise bunu iç ışığın kaynağı olarak tanımlar; "YaÅŸam için insanın ışığı bizi aydınlatır gerçi bu ışık bulanıktır çünkü karanlığın içindedir, tam anlamıyla yayılamamaktadır, henüz içimizdedir. " Yani kısacası GüneÅŸ birdir ve O´dur, aynı zamanda da bizi simgeler; yaÅŸam ışığımızdır yani hem içimizdeki, hem de dışımızdaki ışıktır. YaÅŸam, güneÅŸ düÅŸüncesinin ta kendisidir. Paracelsus´a göre doÄŸal ışık, ilk olarak "astrum"dan veya "sydus"dan yani insandaki yıldızdan gelir. Büyük simyacı, her insanın bir yıldız olduÄŸunu belirtir çünkü yıldızların altında doÄŸmuÅŸtur ve doÄŸal olarak da ikisinin arasında bir liÅŸki vardır. Psikolojik sembolizma, Paracelsus´un doÄŸrultusundadır ve Jung ÅŸöyle demektedir; "Ruhun karanlığı yıldızların serpiÅŸtiÄŸi gece göÄŸüdür; gezegenler ve sabit takım yıldızlar arÅŸetipleri simgelerler. Yıldızlı göksel kemer bir gerçektir, kozmik projeksiyonun açık kitabı olarak önümüzdedir, bize mitolojik cevherleri ve tabii arÅŸetipleri gösterirler. Astroloji ve simya özlerinde iki klasik fonksiyon veya nedenselliktirler yani bize kollektif bilinç psikolojisini elele beraberce gösterirler." Carl Gustav Jung´un kollektif bilinç ve senkronizasyon kuramları, astrolojinin gerçek yönünü bize gösterebilir hatta göstermektedir. Ama olayların temel nedenlerini henüz bulmuÅŸ sayılmayız; ÅŸimdilik önemli olan kozmik projeksiyonun bizdeki yansımasıdır. Kısacası "Yukarıda ne varsa, aÅŸağıda da o vardır."
Popularity: 9% [?]
Sayfayı Yazdır
|
Sayfayı Gönder



