Darwin Ödülleri dağıtılıyor Ama sakın bu ödülü almaya aday olmayın.

Darwin ödülü, olaÄŸanüstü ve en aptalca yolları bulup kendilerini öldüren kiÅŸilere verilen yıllık onur ödülüdür. Ödüle 1987 yılında baÅŸlanıldı.

1995 yılı Darwin Ödülü birincisi, kola makinasından bir soda almaya çalışırken üzerine düÅŸen makina nedeniyle ölmüÅŸtü. 1996 birincisi arabasına JATO aygıtını (Uçaklara yol gösteren otomatik aygıt) monte eden ve yoldan çıkıp 30 m. aÅŸağıdaki kayalıklara çarpan bir hava çavuÅŸudur. Ve ÅŸimdi de 1997 yılı birincisi: Los Angles´den Larry Walters; Gerçekten çok baÅŸarılıydı; Larry´nin çocukluk rüyası, uçmaktı. Yüksek okuldan mezun olur olmaz pilot olma umuduyla Hava Kuvvetleri´ne müraacat etti. Ama ne yazık ki, gözleri yeterince saÄŸlıklı olmadığı için reddedildi. Öylesine üzülmüÅŸtü ki, bütün gün evinin arka bahçesinde oturarak havadan geçen uçakları izliyordu, hava üssünün yakınındaki bir eve taşınmıştı. Ve birgün Larry karar verdi; uçacaktı. Yöredeki ikinci el ordu eÅŸyalarını satan dükkana gitti ve iki hava balonu ile birkaç helyum gazı tankı satın aldı sonra evine döndü ve balonları kayışlarla bezden yapılmış demir sandalyesine baÄŸladı ardından cipinin tamponuna sandalyeyi bir halatla baÄŸladı ve balonları helyumla ÅŸiÅŸirdi. Balon yerden birkaç metre yükselince test etmek için üzerine tırmandı. Memnundu çünkü balon çalışıyordu. Yanına birkaç sandviç ve saçma atan bir tüfek koydu. Böylelikle iniÅŸ zamanı geldiÄŸinde balonları patlatacaktı. Balonun ardından sürüklenen sandalyeye gitti. Larry´nin planı halatı kestikten sonra evinin arka bahçesinin üzerinden havalanıp, 900 m. kadar yükselerek uçmak ve birkaç saatlik bir uçuÅŸtan sonra yere inmekti. Balonları birer birer patlatarak alçalmayı düÅŸünüyordu ama sonuç farklı olacaktı. Ve 10 Mart 1997´de cipe baÄŸladığı sandalyesinin ipini kestiÄŸinde, sandığı gibi sandalyeli balon araç yavaÅŸ yavaÅŸ yükselmedi. Bir top mermisi gibi Los Angeles göÄŸüne fırladı, en fazla 900 metre yükseleceÄŸini sanıyordu, oysa daha ilk anda yatay bir uçuÅŸla 7.000 metreye ulaÅŸmıştı. O yükseklikte Larry, balonlara ateÅŸ etme riskine giremedi, üstelik dengesini de bozulmuÅŸtu, kısacası başı iyice dertteydi. Böylece soÄŸuktan donarak, korku ve dehÅŸet içinde 14 saatten fazla havada kaldı, oradan oraya sürüklendi. Sonunda en kötü ÅŸey oldu, Los Angeles Uluslararası Havaalanı´nın üzerindeydi.

Pilotun dehÅŸeti; "Havada sandalyede oturan bir adam var."

İlk kez Larry´i bir yolcu uçağının pilotu gördü, hemen kuleyle haberleÅŸerek, elinde bir tüfekle, bezden sandalyede uçan bir adamı tarif etti. Havaalanın radarları, 7.000 m. yükseklikte uçan bir nesneyi belirledirler. Acil durum alarmı verilerek, hemen bir helikopter araÅŸtırma için havalandırıldı. Gece oluyordu ve deniz kıyısına doÄŸru rüzgar esmeye baÅŸlamıştı, rüzgar Larry´i denize götürüyordu ve tabii ardından da helikopter geliyordu. Birkaç mil sonra helikopter Larry´e yetiÅŸti ve görevliler tehlikeli olmadığını anladılar, zaten yardım istiyordu. Kurtarmak için yaklaÅŸmaya çalıştılar ama helikopter yaklaÅŸtıkça pervanesinin rüzgarı Larry´i uzaÄŸa itiyordu. Sonunda helikopter, Larry´den biraz yukarsıdaki bir noktada kalmayı baÅŸararak, çılgın uçucuya kurtarma halatını attı ve Larry halata tutunarak ve sahile kadar havada taşındı. Helikopter mürettebatı çok zor bir iÅŸi kusursuz bir ÅŸekilde baÅŸarmıştı. Larry dünyaya dönmüÅŸtü, yere indirildiÄŸi anda tutuklandı. Kelepçelenerek götürüldüÄŸü sırada bir gazeteci, Larry´e neden bunu yaptığını sordu. Larry, bir an durdu, döndü ve soÄŸukkanlılıkla cevap verdi; "Bir adam sadece oturama, birÅŸeyler yapmalıdır." Ertesi gün basın Larry´den söz ediyordu; Los Angeles Times´da "Larry Walters, bezden sandalyede ÅŸöhrete doÄŸru yükseldi ve 44 yaşında emeline ulaÅŸmayı baÅŸardı." yazıyordu. California Haber Ajansı UPI "Gökyüzüne bakın. Bir kuÅŸ mu, bir uçak mı, yoksa bir uzay mekiÄŸi mi? Hayır. O, bezli sandalyede oturarak 7.000 metrede uçan Larry Walters. 44 yaşında bir kamyon ÅŸöförü. Cuma gününün yarısını helyumla dolu balonlara baÄŸlı bir sandalyede geçirdi. Bu garip araç uçak pilotlarının ödünü patlattı. Long Beach polis örgütü olayı doÄŸruluyor. Walters; ´Yeryüzünde oturuyordum ama bu aracın iÅŸlediÄŸini kendime kanıtladım." dedi." Larry Walters 1996-97´nin Darwin Ödülü´nü almayı haketti çünkü geçtiÄŸimiz yıl içinde bilindiÄŸi kadarıyla hiç kimse Larry kadar inanılmaz bir yöntem bularak, ölüm dans etmedi.

Son günlerin öyküleri;

* Tarih: 16/4/1997; ABD Connecticut´da baÅŸka yerlerde olduÄŸu gibi enerji nakil kuleleri vardır. Bazen maceraperestler geceleri yüksekten kenti izlemek için kulelere tırmanırlar. Ama kömür olmamak için tellerden uzak dururlar; İşte bu çılgınlardan bir tanesi söylediÄŸine göre kız arkadaşıyla bozuÅŸmuÅŸ ve kafasını temizlemek için kuleye çıkmaya karar verdi. Hartford´un güneyindeki bir kuleye gitti ve tırmandı. Olayı daha sonra görevlileri anlattılar. Adam kulenin tepesinde yoldan 18-19 metre yukarıda oturdu, birasını içti ve kendisini teselli etti. İnsanlar genelde 5 kutu bira içtikten sonra ne yapmayı isterlerse adam da aynı ÅŸeyi yapma ihtiyacını hissetti. Pantolonunun fermuarını açtı ve kuleden aÅŸağıya doÄŸru iÅŸini yapmaya baÅŸladı. Elektrik, ilginç ve tabii öldürücü bir güçtür, 115.000 voltluk bir elektrik enerjisi bir insanı 2-3 metre uzaÄŸa atabilir ve aynı anda da tüm güç o insana yönelir. İşte o anda da, görevliler akımdaki düÅŸüÅŸü gözlemlediklerinden, hemen kuleye bir ekip yolladılar, Ekip kaza yerine ulaÅŸtıklarında yerde ölü bir insan gördüler. Cesedin pantolonunun önü açıktı ve oradan dumanlar çıkıyordu, kulenin tepesinde ise bira kutuları vardı, yerde ise gereken idrar birikintisi görülüyordu. Haydi ÅŸimdi söyleyin AllahaÅŸkına böyle de ölünür mü?

* 14/03/1997 - James Redcock tehlikeli bir iÅŸte çalışıyordu ve bir sigorta poliçesi doldurarak ÅŸirkete müracaat etti, isteÄŸini garip bulan ÅŸirket ise daha fazla bilgi almak istedi. Redcock´un cevabı ÅŸöyleydi; "Ek bilgi talebinizi yanıtlıyorum. Çünkü bu kazayı yaÅŸadım, tekrarından korkuyorum. Ben amatör radyo teknisyenim ve kaza olduÄŸu gün 20 metre yüksekliÄŸindeki yeni kulenin tepesinde tek başıma çalışıyordum. İşimi bitirdiÄŸimde kuleye birkaç kez inip çıkarak ağırlığı 150 kiloyu aÅŸan alet ve hırdavat taşıdığımı farkettim. Bunları tek tek aÅŸağıya taşımaktansa bir defada indirmeyi düÅŸündüm. Yerde bir fıçı vardı, bir makara aracılığı ile fıçıyı kuleye çıkarttım ve tüm aletleri içine doldurdum. Ve tekrar yere inerek, makarayı boÅŸalttım, halatı sıkı sıkı tutuyordum ama fıçı sandığımdan çok daha büyük bir hızla yere doÄŸru inerken kendimi havada buldum. Elimi halattan kurtaramıyordum, on metre yükseklikte fıçıyla karşılaÅŸtım ve çarpıştık ve tekrar aÅŸağıya düÅŸtük, fıçı ise içindekilerle birlikte üzerime düÅŸtü. Sonuçta kafatasım ve üç omurum çatladı, köprücük kemiÄŸim, iki ayak bileÄŸim kırıldı, bacaklarım ve belim incindi. İşte olay bu, bir daha olur diye korkuyorum." Sigorta ÅŸirketinin Redcock´a verdiÄŸi cevabı merak ediyor musunuz? Elbette ki, reddedildi, kendisini koruma güdüsünün yeterli olmadığına karar verilmiÅŸti.

1995 ikincisi

Bu olayı Darwin Ödülü´nü veren AAFS DerneÄŸi´nin BaÅŸkanı Don Wills, San Diego´da anlattı. 23 Mart 1994´de San Francisco Adli Tıp sorumlusu, Ronald Opus adlı bir adamın cesedini inceledikten sonra, adamın başından aldığı bir kurÅŸun yarasıyla öldüÄŸü sonucuna vardı. Ölen kiÅŸi on katlı bir binanın tepesinden atlamıştı, intiharı önceden tasarlamış ve ümitsizliÄŸini anlatan bir de not bırakmıştı. Ama ölümüne neden olan yere düÅŸmesi deÄŸildi, başına isabet eden av tüfeÄŸi saçmaları nedeniyle ölmüÅŸtü. Olay inanılmazdı; 8. katta pencere temizleyicilerini korumak için yerleÅŸtirilmiÅŸ güvenlik ağı vardı ve Opus´un bundan haberi yoktu ve 8. katta yaÅŸlı bir çift kavga ediyorlardı, adam eÅŸini av tüfeÄŸiyle korkutuyordu öylesine sinirliydi ki kendisini kaybederek, tüfeÄŸinin tetiÄŸini çekti ama eÅŸini ıskaladı ve saçmalar pencereyi delerek dışarı çıktılar. Ve tam o anda Opus oradaydı yani o kattaki ağın üzerine düÅŸmüÅŸtü ve saçmaların doÄŸrudan hedefi olarak yaÅŸamını yitirdi. İstediÄŸi ölüme kavuÅŸmuÅŸtu ama bir farkla; intihar edememiÅŸ, öldürülmüÅŸtü.

Dr. Mills, "İntihar etmeyi isteyen bir insan eninde sonunda baÅŸarır ama bu kiÅŸinin plandığı gibi olmayabilir. Opus´un kesin ölümü 8. katta gerçekleÅŸti, ölüm biçimi intihardan öldürülme deÄŸiÅŸimine uÄŸramıştı. Bir insan A´yı öldürmeye teÅŸebbüs eder ama B´yi öldürdüÄŸü için B´nin katili olarak suçlu bulunur. Bu durumla karşılaÅŸtıklarında yaÅŸlı adam da eÅŸin de tüfeÄŸin dolu olduÄŸundan habersizdiler. YaÅŸlı adam, eÅŸini her zaman boÅŸ tüfekle korkuttuÄŸunu ve böyle bir huyu olduÄŸunu söyledi. EÅŸini öldürmek gibi bir niyeti yoktu. Bu yüzden Opus´un ölümü kaza gibi görünüyordu. AraÅŸtırma sürerken, bir tanık ortaya çıktı. Bu adam yaklaşık 6 hafta önce yaÅŸlı çiftin oÄŸlunu tüfeÄŸi doldururken görmüÅŸtü. YaÅŸlı kadın oÄŸluna verdiÄŸi parayı kesmiÅŸti ve oÄŸlu, babasının her zaman yaptığı gibi annesini korkutmak amacıyla tüfeÄŸi kullanacağını bildiÄŸi için annesinin öldürülmesi ümidiyle silahı doldurmuÅŸtu ve Ronald Opus´un ölümüyle yaÅŸlı çiftin oÄŸlu olayın odak noktası haline geldi. Åžimdi düÄŸüm noktasını açıklayalım; Ronald Opus kimdi, biliyor musunuz. Haftalarca bekleyip, babasının annesini öldürmesinden umudunu keserek, onuncu kattan aÅŸağıya kendisini atan Ronald Opus, yaÅŸlı çiftin oÄŸullarının ta kendisiydi. Yani Opus, planladığı cinayetin kurbanı olmuÅŸtu ama intihar ederken… Gelin çıkın iÅŸin içinden bakalım… Kozmik Åžakacı´nın bu kez epey uÄŸraÅŸtığı anlaşılıyor ve polis dosyayı bir intihar olayı olarak kapattı.î

DiÄŸer ilginç Darwinciler

* Eski kız arkadaşının evine gidip kapının camını kırmak için tüfeÄŸini bir sopa gibi kullanan adı açıklanmayan bir adam tüfeÄŸinin dipçiÄŸi ile cama vurunca, silahı patladı; Midesi delinen adam kazara kendi ölümüne neden oldu.

* Kötü diyet ve havasız bir oda, bir adamın ölümüne yol açtı. Bedeninde hiçbir iz yoktu fakat otopside adamın vücudunda çok büyük miktarda metan gazı bulunduÄŸunu görüldü. Ölü adam diyet yapıyordu ve diyeti fasulye ile lahanadan ibaretti. Odaya girildiÄŸinde çok yoÄŸun bir gaz kokusu ile karşılaşılmıştı. Yani adam fasulye ile lahananın kurbanı olarak, hiç hava girmeyen kapalı bir odada kendi gazında boÄŸularak ölmüÅŸtü. Bu arada odaya ilk giren kurtarıcıların üçü kokudan hastalandı ve birisi hastaneye kaldırıldı.

* UPI Ajansı; Toronto polisinin dediÄŸine göre Toronto ÅŸehrinin merkezindeki bir gökdelende bir avukatın omuzu cama çarptı ve 24. kattan düÅŸerek öldü. Polis sözcüsü 39 yaşındaki Garry Hoy´un, hukuk öÄŸrencilerine binaların pencerelerinin dayanıklılığını anlatıyordu. Polis raporlarına göre Hoy, daha önceleri de dayanıklı pencere camlarını tanıtan sergiler açmıştı.

* AP Ajansı, Kahire, Mısır, 31 AÄŸustos 1995´de 6 insan pınara düÅŸen bir tavuÄŸu kurtarmaya çalışırlarken suya düÅŸtüler. İlk önce 18 yaşındaki çiftçi düÅŸtü ve akıntıya kapıldı. Kız kardeÅŸi ve iki erkek kardeÅŸi birer birer suya atlayıp yardım etmek istediler ama onlar da akıntıya kapıldılar. Olay yerine gelen daha yaÅŸlı iki kiÅŸi de, göz açıp kapayıncaya kadar aynı akıntıya kapıldılar. Bu altı insanın cesetleri Kahire´nin 240 mil güneyinde Nazyat Imara´daki bir pınardan bulundu ve çıkarıldı. Ve tavuk da oradaydı ama tavuk yaşıyordu.

* Michigan´da inanılmaz bir olay geçen yıl yaÅŸandı; Alamo Burns kamyonunu kullanmak için yanına bir arkadaşını aldı. Arkadaşı kamyonu kullanırken kendisi kamyonun altına asılacak ve böylece kamyondan gelen nedeni bulunamayan sesin kaynağını araÅŸtıracaktı. On km. sonra arkadaşı Burns´u kamyonun motor miline dolanarak parçalanmış olarak buldu. (Kalamazoo Gazetesi, 1/04/1995)

Daha ister misiniz? İnsanoÄŸlu´nun garipliÄŸinin ölçüsü yok. DoÄŸal aptallık mı yoksa bilinmeyen bir güç mü insanları bu kadar aptallaÅŸtırıyor. Bunun cevabı henüz yok ama bu garip olayların süreceÄŸi kesin. Bakalım daha neler duyacağız.
 

Popularity: 9% [?]


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır | Sayfayı Gönder Sayfayı Gönder